Beşiktaş'ı takip et !
Genel Kurul istedi, Fikret Orman istemedi! İşte Mali Kongrenin en çarpıcı detayları
16 Mayıs, 2018 | 19:05

Beşiktaş’ta hafta sonu yapılan 2017 yılı Mali Genel Kuruluna damga vuran olay, tüm girişimlere ve Genel Kurulun isteğine rağmen TFF Başkanı Yıldırım Demirören’in ihraç edilmemesi oldu.

BJK Akatlar Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen kulübün 2017 yılı olağan idari ve mali genel kurul toplantısına eski Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in ihraç edilmemesi damga vurdu. Fulya Davasını açan isimlerden biri olan Divan Kurulu Üyesi Hürser Tekinoktay, yaptığı konuşmada Genel Kurul kararıyla ihraç edilmemesi halinde mahkeme kararıyla Demirören’i ihraç ettireceğini söyledi.

Tekinoktay’ın konuşması şöyle;

Konuşmacılar mali durumla ilgili tenkitlerde bulundu. Ben de tenkitçi, özgür hür düşüncenin toplumları, cemiyetleri, milletleri ilerleteceğini düşünen birisiyim. Tenkitçi yanım fazladır ama bugün mümkün olduğu kadar sayın başkanı, yönetim kurulunu eleştirmemeye çalışacağım. Sebeplerimden bir tanesi geçtiğimiz günlerde Fenerbahçe maçıyla ilgili bir süreç yaşadık. Bu süreçte şu veya bu şekilde tartışılabilecek veya risk alınacak kararların altına yönetim kurulu girdi. Dışarıdan gelen rahatsız edici durumlara rağmen yönetim kurulu divanı topladı. Camianın da nabzını alarak Hakkı Yeten’lerin kulübü olduğunu gösterdi, arkasına o rüzgarı alarak bir karar verdi. Bu karardan ötürü kendilerini tebrik ediyorum.

Dışarıya karşı kenetlenip gücümüzü gösterdik

Biz kendi içimizde her türlü tartışmayı, kavgayı yapmamız lazım. Ancak dışarıdan mevcudiyetimize adalet dışı, rahatsız edici şeyler oluştuğu zaman hep birlikte kenetlenip dışarıya karşı gücümüzü gösterebildiğimizi bir kez daha gösterdik. Dışarıya karşı sizi savunacak hassasiyetimiz Beşiktaş camiasında her zaman mevcuttur.

Beşiktaş’ın evi demek ki hiçbir zaman yanmayacak

Bir şeyden ötürü sayın başkan ve yönetim kuruluna teşekkür etmek istiyorum. Malum Yıldırım Demirören ve yönetimi bir anda kaçar gidercesine ortadan kayboldu 2012’de. Yönetim kurulu “ev yanıyor. Yanan evin içine girdik” dedi. O zaman 400-500 bantlarındaydı borç. Bugün 4 veya 5 misline, 2 milyar bandına geldi. Demek ki Beşiktaş’ın evinin hiçbir şekilde yanmadığını ve yanamayacağını da bu kadar mali tabloların kötüye gitmesine rağmen bütün Beşiktaşlılara cesaret veren bir yönetim gösteriyorlar. Beşiktaş’ın evi demek ki hiçbir zaman yanmayacak.

Stat maliyetiyle ilgili çok konuşmalar yapılıyor. Aslına bakarsak yıllar önce sevgili Emir Tamer burada ‘Neden Beşiktaş İnşaat A.Ş. kuruluyor, daha sonra problemler yaşayacağız’ demişti. Bu noktaya geliyor hakikaten. Ernst&Young’ın statla ilgili denetim raporunu da açıklama imkanınız varsa, özel bir durum yoksa bunu açıklayın, stat konusu kapansın. Statta iyi şeyler de var kötü şeyler de var.

Süleyman Seba 7 milyon dolar borçla bıraktı

Sevgili Berk Hacıgüzeller’in mali tablolarını dikkatlice izledim. Borçla ilgili bir gerçek var. 2000 yılında Süleyman Seba bu kulübü 7 milyon dolar borçla bıraktı. O zamanın parası 4 trilyondu. Halka açılmamıştık, şirket tamamen bizimdi, bir sürü malımız mülkümüz vardı, Fulya projesi başta olmak üzere her şey talan oldu. Orayı bırakalım. Para ve kur farkına baktığımız zaman 2000 yılında Beşiktaş 7 milyon dolarla devredildi. 2004 yılında Serdar Bilgili giderken 30 milyon dolar borçla bıraktı. O zaman 45 trilyondu. Yani Süleyman Seba’nın bıraktığından 10 misli fazla TL bazında.

Borç TL olarak da artıyor döviz olarak da! Hem de çığ gibi

Kur olarak da 4 buçuk misli. Yıldırım Demirören 2012 yılında 285 milyon dolar borç bıraktı. Bugün de 500 milyon dolara yakın bir borcu var. 2000 yılından bu yana borç sistematik bir şekilde TL olarak da artıyor dövizle de artıyor. Sistematiği de bıraktım çığ gibi artıyor. Bunun mutlaka denetiminin sağlanması farzdır Beşiktaş için.

Genel Kurul onayı olmadan bütçe yüzde 10’dan fazla aşılamaz

Finansman giderleri çok ciddi. Muhtemelen yeni banka kredilerinden olan finansman giderleri. Bunların önlenmesi lazım. Bütçeye sadık kalmamız lazım. Bütçede de şöyle bir şey var. Bir önceki yılın bütçesiyle şimdiki bütçe arasında yüzde 15’in üzerinde 18 artış var. Bizim genel kurulun onayı olmadan bütçenin yüzde 10 dışına çıkacak borçlanma yapamayız. Burada tüzüğe ve genel teamüle uygun olmayan bir borç oranı var. Genel kurulun onayını almanız lazım yüzde 10 üzerindeki borçlanma için.

160 milyon dolara Neymar, Ronaldo bizde oynardı

Statla ilgili konuşmayacağım dedim ama içimi acıtan şu oldu. 160 milyon dolar. Futbol hocası olarak aklıma hemen şu geldi. 160 milyon dolar. Cristiano Ronaldo, Neymar bizde oynardı, iyi bir takım kurardık. Stadı da maalesef kendimiz yaparak Türkiye liglerindeki haksız rekabetin birinci kurbanı Beşiktaş oldu.

Ara transfer şampiyon olmak için yapılır

Devre arasındaki transferler ile ilgili küçük bir fikir beyanında bulunacağım. Sayın yönetim kurulu devre arası transferleri takımlarda şampiyon olmak için yapılır. Türkiye’de ve yurt dışında baktığınız zaman tüm devre arası transferleri takımları şampiyon yapmıştır. Bu yıl biz devre arasında en iyi oyuncumuz Cenk’i sattık, yerine aldığımız Larin, Vagner Love, Bandırmasporlu çocuk için para ödenmiş, Vida gibi futbolculara Cenk’ten aldığımızdan fazla para ödedik ve ara transfer dönemini şampiyon olmak için değil şampiyonluğu kaybetmek için yapmış gibi olduk.

Fenerbahçe maçı ile ilgili olan krizi de belki sahaya yansıtmayabilirdik. Bir haftada hem kupayı hem şampiyonluğu kaybettik. Bizim Perşembe günü divan istişare toplantısını yaptığımız zaman konsantrasyonumuzun, enerjimizin hafta sonundaki Galatasaray maçında olması lazımdı. O toplantıyı Galatasaray maçı sonrasında yapsaydık, saha dışındaki adaletsizliği bilmiyorum ama belki şampiyonluk kupası bizde kalabilirdi.

Fulya Beşiktaş’ın kalbidir, kırmızı çizgimizdir

Fulya bizim çok üzerinde durduğumuz, benim de 5-6 sene antrenör olarak emeklerimin geçtiği bir yer. Orası bizim futbolcu imalatımızın ve 1903 yılında kurulan Beşiktaş’ın kalbi ve temsili yeridir. Alt yaş gruplarını hiçbir şekilde Fulya’dan çıkartmamamız lazım. Bütün esprimiz, enerjimiz gider. Fulya’da dinlenmenin, beslenmenin, eğitimin, futbol eğitimi değil orta öğretimin, altyapı eğitiminin yapılacağı fabrikanın çıkış noktası, kalbi olmalıdır. Tüm geleneklerimizle birlikte. Fulya bizim kırmızı çizgimizdir. Fulya’da bir metrekareyi bile bundan sonra dışarıya bırakmamamız lazım. Fulya’da yapılan projede bir milyar dolar para var şu anda, bizim mahkemelik olduğumuz yerde. Orada da zarar ettik. Mahkemelik olduğumuz şirketle bir protokol yapılmış içeriğini bilmiyoruz, burada oylamaya sunacaksınız galiba. Gönül arzu ederdi ki o protokolün ne olduğunu bilerek buraya gelelim. O protokolde eğer müteahhite bir metrekare yer devrediliyorsa ben şahsen buna bir futbol üreticisi olarak karşıyım. Aynı zamanda şu da var. Belki yarın yönetim kurul görevi devredecek bizlere, oraya bizler, sizler geleceksiniz. Ve sizlerin çocukları, torunları orada spor yapacak. Beşiktaş ruhunu orada yaşayacaklar. Bu hakları bizden sonra geleceklerin elinden alamayız.

Asıl mevzu Yıldırım Demirören’in ihracıdır

Şimdi asıl mevzuya geliyorum. Günün en önemli olayı Yıldırım Demirören’in ihraç konusudur. Sadece saha dışında olan TFF’deki kararlar vs. evet can acıtıcı bir nokta. 6 tane üyemiz var. Buradan 2012 yılında apar topar koşa koşa gittiler. Halbuki Beşiktaş başkanlığı TFF başkanlığından daha önemli bir mevkidir. Daha sonra kendisi koşar adım gittiği dönemde burada oy birliğiyle ibra edilmedi. Sonraki süreçte malumunuz bir dava açtık Fulya davası diye.

Fulya davasının sonucunda Yıldırım Demirören, hem Fulya projesinde İçişleri Bakanlığı müfettişlerin tespitleriyle kulübü zarara uğrattığı, daha sonra da bilirkişi raporlarıyla özellikle “Del Bosque bize borçlu arkadaşlar” diye ibra olduğu dönemde genel kurulun hür iradesini yanılttığı, genel kurul üyelerini aldattığı, mahkeme kararıyla tespit edilmiş ve Yargıtay kararıyla onanmıştır, elimizde belge vardır.

Yıldırım Demirören suçlu çıktı

Son divan toplantısında sayın başkana hatırlatmıştım ama bilmeyenler vardır. 22 Şubat’ta mahkeme kararı ve belgelerle sayın başkana iletilmek üzere noterden protesto çektim. Yıldırım Demirören’in kulübümüze madden verdiği zararlar nedeniyle ihracının işleme konması için. Çünkü daha önce haklı veya haksız birçok ihraç işlemi yapıldı, burada oylandı, ihraç edildi. Onların savunma hakları, suçluluğu ne derece vardı bilmiyorum ama Yıldırım Demirören kendini 10 yıldır Türkiye’deki mahkemelerde savunuyor ve suçlu çıktı.

İhracı için 22 Şubat’tan beri işlem yapılmıyor

22 Şubat’ta verdiğim noter ihtarnamesine rağmen disipline verilmediğini, başvurumun işleme konmadığını öğrendim. Daha sonra 22 Mart’ta Disiplin Kurulu’na bu uyarımı ve ihraç isteğimi gönderdim. Disiplin Kurulu Başkanı da tekrar yönetim kuruluna gönderdiğini söyleyin bir yazı gönderdi. Daha sonra 26 Nisan’da sayın başkana elden bizzat tekrar verdim. ‘Sayın başkan bu ihraç talebi işleme konulmamış. Herhalde size ulaştırmadılar” diyerek tekrar verdim. Şimdi burada iki üç tane kural çok önemli değil. Beşiktaş gereğini yaptı, yarışmaya katılmadı. Ama diğer taraftan bu insanlar bize ciddi zararlar verdiler. Maddi ve telafi edilemeyecek zararlar verdiler. Daha da önemli bir şey söyleyeyim. Önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Beyefendi 9. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıyor. Neden yargılanıyor biliyor musunuz? UEFA’ya sahte evrak verdiği dönemde borcu yoktur belgesini sahte bir şekilde aldığı için. O zaman Zapotocny, Tomas Sivok vs. transfer parası yerine vergi borcunu ödeyip UEFA’ya hakiki belge verseydi Beşiktaş UEFA’dan men cezası almazdı. Bir de oradan suç geliyor.

Yıldırım Demirören Beşiktaş’a borçludur

Yani kaçışı yok. Yıldırım Demirören Beşiktaş camiasına karşı madden ve manen borçludur. Sayın başkan böyle bir havayı arkasına almışken bu şerefi ben kendisine lütfetmek istiyorum. Çıksın, genel kurulun bugünkü iradesiyle, genel kurulun iradesinden yüksek hiçbir kurul yoktur. Son olarak şunu söyleyeyim. Hakikaten samimiyim bu konuda. Bu beyefendiyi bu kulüpten ihraç ettireceğim mahkeme kararıyla. Ama ben bu Beşiktaşlılığı sayın başkanın yapmasını samimi ve gönülden istiyorum. Tüzüğümüzün 14. Maddesi bugün bu kararın alınıp ihraç kararı çıkarılması için yeterlidir. Tüm Beşiktaşlıları sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Fikret Orman bazı sorulara yanıt vermedi

10 kongre üyesinin konuşmalarının ardından kürsüye gelen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, üyelerin eleştirilerine yanıt vermeye çalışırken Hürser Tekinoktay’ın bazı soru ve eleştirilerine ise cevap vermedi.

1 saate yakın bir konuşma yapan Orman, Yıldırım Demirören’in ihraç edilmesini istemediğini belirterek “Seçimle geldi. Herkes iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışmıştır ancak kongre üyelerinin oyuyla gelmiştir. Kongrede de yollamadılar, o bıraktı. Kişiler hata yapabilir. İnkar etseniz de ona oy verenleriniz var. Katılırsınız katılmazsınız. Oylanacak bir mevzu değil. Elimizde bir dilekçe var. Yönetim kurulunda bunu tartışırız. Kendi işimizi kimseye refere etmeyiz. Siyasi sorumluluksa onu üstümüze alırız” ifadelerini kullandı.

Orman’ın, İkinci Başkan Ahmet Nur Çebi ile Divan Kurulu Başkanı Tevfik Yamantürk’ün Demirören’in ihraç edilmesini istediğini ima etmesi de dikkat çekti.

Fikret Orman, Tekinoktay’ın Mertcan Çam hakkındaki transfer iddiasını hatırlatmasına ise hiç değinmezken, genel kurul kararı olmadan bütçenin yüzde 10’dan fazla aşılması konusu da Orman’ın ilgisini çekmedi.

Öte yandan Mali İşlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Berk Hacıgüzeller, stat maliyetiyle ilgili yöneltilen eleştiriye “Aslında 160 milyon dolar değil 280 milyon dolar” demesi üyeler tarafından şaşkınlıkla karşılandı.

Beşiktaş Postası Yorumları
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
Yorum Bırakın

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Ahmet Nur Çebi, Beşiktaş, Beşiktaş borç, Beşiktaş mali kongre, Fikret Orman, Fulya davası, Hürser Tekinoktay, Mali Kongre 2018, Mertcan Çam, Süleyman Seba, Tevfik Yamantürk, UEFA, Yıldırım Demirören, Yıldırım Demirören ihraç,

Beşiktaş'ı takip edin !

Domain