Hürser Tekinoktay’ın basın toplantısında yaptığı önemli açıklamaların tamamı

Gönder Pinle Telegram Tumblr LinkedIn +

Beşiktaş başkan adaylarından Hürser Tekinoktay düzenlediği basın toplantısıyla projelerini anlattı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Tekinoktay’ın açıklamaları şöyle;

“1 yıl geçmeden üçüncü seçimi yapıyoruz. Ekonominin bu kadar bozuk olduğu bir yerde bir spor kulübünün üç seçim yapması doğru değildi. 2000 sonrası dönemde bir başkanımız apar topar gitti. Daha sonraki başkanımız federasyonu bahane ederek gitse de nahoş durumlar vardı. Üçüncüsünü bu kulüp kaldıramaz diye beyan vermiştim. Bu sempatik bir şey değil. 19 yılda üç tane başkan da görevi bıraktılar. Koşa koşa kaça kaça gider gibi bir atmosfer oluşuyor. Bize uygun olmayan bir gelenek bu. Bir yol olmaması için başkanın gitmesini istemiyordum açıkçası ancak bu süreci maalesef yaşadık.

Herkesin ilk gün adaylığını açıklaması gerekirdi

Mayıs ayından daha zorlu şartlar var şimdi. Takımı kendiniz yapmanız lazım, hocayı kendiniz bulmanız lazım. Dibe yaklaşan bir takım gördük biz buraya layık değildik. Şartların sportif ve finansal olarak daha zor olduğu bir dönemde bu sorumluluktan yine kaçmadık. Biz burada doğduk büyüdük, bağırdık çağırdık.

Seçimin son gününe kadar karar vermeyen karşımızdaki adaylar var. Herkesin ilk gün girmesi gerekirdi. Olağanüstü halde hepimiz buradayız dememiz lazım. Hadi Mayıs’ta girmediniz, ama bu durumda sayın başkanın istifa kararından sonra hemen adaylığınızı açıklamanız lazımdı sahip çıkmak için.

Bir spor kulübünde olması gereken şey bizim artık geçmişle değil önümüzdeki 20 yılın dizaynını yapacak bir vizyonla bütün adayların yan yana gelip camianın istediği koşulları sağlayıp bir ittifakla bu seçime girmemiz daha doğru olurdu. Ama içinde bulunduğumuz duruma bakıyoruz bir siyaset arenasına çevrilmiş.

Seçim paralarını Pepe’ye versek şampiyonduk

Bizim kulübümüz israftan buralara geldi. Seçim giderlerinin parasını biz Pepe’ye verseydik Beşiktaş o yıl savunmada kısa boylu Medel’i oynatmak zorunda kalmaz ve şampiyonluğu kaybetmezdi.

19 yılın temsilcileri olan diğer üç adayın bir bakıyorsunuz hesap sorma taahhütleri başlıyor. Biraz daha geçse muhalefetten hesap sormaya çalışacaklar görüntüsü çıkıyor. Biz görevlerimizi yaptık. Fulya davasında yaptık 5268 konusunda yaptık. Bu kulübün başkanını bir kişinin aidatlarını yatırdığı kişiler tarafından seçilmemesi gerektiğini, başkanı tamamı Beşiktaşlı olan kongrenin seçmesi için çabaladık. Biz muhalefet olarak görevimizi yaptık.

3.5 milyar kasaya konur ama çözüm değil

Borçlanma konusunda da sürdürülebilir bir matematiğin olmadığını ifade ettik uzun zamandır. Sürekli öz kaynaklarımız dedik. Oysa ki bizim karşımıza konulan model sürekli bankaya gitme modeli oldu.

Deniyor ki Pazartesi ödemeler var. Kulübün pazartesi 30 milyon 50 milyon para ödeyemeyecek durumunu anons edip bir siyaset yapılıyorsa bu içler acısı bir şey. Pazartesi 3.5 milyar lirayı hemen kasaya koyabilirim. Bu en kolayı. İşte 30 yıllık temlik yapıldı. Biz de 50 yıllık temlik yaparız. Sorun o değil. Önemli olan üretim modelinin olmaması. Tamamen tüketim modeli var.

Diğer adayların hesap sorma vaatleri komik

Eski asbaşkanların hesap soracağız söylemlerini komik buluyorum. Kendi kendinden nasıl hesap soracak yönetimler bilmiyorum. Kendi yönetimlerini ibra etmişler, bir önceki yönetimleri ibra etmişler.

Ben ve arkadaşlarım 2008’den beri hiçbir yönetimi ibra etmedik, mahkemeye gittik. Genel kurulun iptal kararını aldık adı Fulya davası diye geçen davayla. Unutmuş olabilirsiniz. 2012’de Fikret Orman yönetimine mahkemeye gitme yetkisi verdi. Ama 2012’den bu yana Beşiktaş’ın zararlarını tazmin için hiçbir yönetim bu yetkiyi kullanmadı.

2 başkan adayı da birbirinin devamı diye birbirlerini suçluyor. Bu da nahoş. Bunu biz bile demiyoruz. Kimsenin birbirinin devamı olmaması lazım. Doğrudur kulübün içinde bulunduğu bir durum var. Borçlanmayı seven, körükleyen.

Şan Ökten’i kimse konuşmuyor

Şan Ökten ile ilgili hiç kimse bir şey konuşmuyor. Halbuki Şan Ökten tesisleri Aşçıoğlu ile yapılan anlaşmada bizim kendi malımızdı. Yenilenecekti orası. Fikret Orman 2010’da konuyu iyi biliyordu, radyolara bağlanıp gerekirse ben yaptırırım diyordu. Fakat Yaşar Aşçıoğlu ile olan taahhüt yerine getirilmedi. Orası harabe olarak duruyor. Ben Süleyman abi’ye 2008 yılında bu durumu mahkemeye vereceğimi söylediğim zaman orada Yalçın Karadeniz, Sami Albayrak, Mekki Başak da vardı hepsi bunlara şahittir. Dedi ki Şan Ökten’in ismini de değiştirmek istiyorlar hakkımı helal etmem hiçbirinize dedi. O Şan Ökten şu an buharlaştı. Şan Ökten Beşiktaş’ın şehididir. Benim içimde uktedir. Sizin aracılığınızla Şan Ökten’in ne olduğunu soralım.

İsmail Ünal Beşiktaş’ın altyapısını imara açtı

15 yıl, İsmail bey’i de koyarsak 19 yılın temsilcileri özkaynak düzeninden bahsediyorlar. İsmail Ünal’a özellikle şurada bir sitemim var. Ortaköy sahası Beşiktaş’ın altyapısıydı İsmail bey. Orada top oynayan çocukları biz altyapımıza alıyorduk. Afet toplanma merkezi de olan Ortaköy futbol sahasını keşke imara açmasaydı. Kendisi Beşiktaş hüviyetiyle belediye başkanı oldu. Bizim altyapımızdan ne istedin? Şimdi diyecek ki o özel alandı. Sizlerden ricam Ayfer Atay’a, Yusuf Namoğlu’na sorun.

Yönetici bir koyuyor iki mislini alıyor

Kulübün borçlanma yapısı çok kötü. Bir yönetici içeri para vermiş 100 milyon alacağı var. Diğer yönetici 5 milyon vermiş 11 milyon almış. Biri bir koyuyor iki misli alıyor, faiziyle alıyor. BJK kamuya açık bir dernektir. Bütün gazetecilerin girip hesapları inceleme hakkı var. Hiç kimse sizin önünüze çıkamaz. Göreve gelirsek bütün defterleri size açacağım ama şu an da o hakkınız var. Bir yönetici bir koyuyor iki alıyor, öbür yönetici bir koymuş 100 milyonunu hala 100 milyon duruyor. O zaman sevgili İsmail’in patronuna (Hürriyet muhabiri İsmail Er) haksızlık etmiyor muyuz? O zaman Yıldırım beyin de 100 milyonu 900 milyon olsun. Yani bu borçlanma matematiğine göre bu kulüp yönetilemez. Mutlaka öz kaynaklarına dönmesi lazım.

Hepinize kitapçık dağıttım. Bir de degisimbasliyor.org sitesini kurduk. Tüm kulüpler bakabilirler. Hukuk, katılımcılık, 4B Büyük Beşiktaş Üyelik Projesi, eğitim manifestosu, spor akademisi dedik. En önemlisi spor politikası ve futbol işletme modelimiz dedik.

Aynı politikayı devam ettiremeyiz

Finansa gelirsek. 3.5 milyar parayı ertesi gün koyabiliriz. Borçla para alabiliriz. Ama bu Beşiktaş’ın bizden sonra gelecek nesillerinin tamamen ipotek altına girmesini sağlar. Biz şimdi memnun muyuz 30 yıllık gelirlerimizin ipotek altında olmasından. Aynı politikayı devam ettiremeyiz.

Sosyal medyada ciddi bir kirlilik var. Herkes herkese küfür ediyor, hakaret ediyor, algı manipülasyonuyla bir şeyleri dizayn etmeye çalışıyor.Biz Galatasaray, Fenerbahçe, Juventus, Bayern Münih’le sosyal medyada rekabet edemeyiz. Sanal ortamda değil, sahada, yüz yüze rekabet edeceğiz.

Bu sistem çöktü

Son 7 yılda 1 milyar dolar para topladık biz. Yetmedi 2 milyar borçlandık, yetmedi 80 milyon sermaye artırımından para aldık, yetmedi bankadan 290 milyon aldık. Bu sistem çöktü bu sistem artık gitmez. Üretmek zorundayız.

Hukuğa önem veriyoruz. Bizim sporcularımıza geçmişte ve gelecekte küfür eden, algı manipülasyonu yapan herkesten hesabını soracağız.

4B Büyük Beşiktaş üyelik projesi diyoruz. 10 milyonluk Portekiz’de Benfica 200 bin üyeyi geçiyorsa 80 milyonluk ülkede Beşiktaş da geçmeli. Bin liraya düşecek bir üyelik yapısı açıklayacağız. Üyelik yapımızın halka açılması, Beşiktaş başkanını Beşiktaşlıların seçmesi lazım.

Herkes kendi parasını ödesin

Serdal Adalı 5268 konusunda aramızdan birisi ödüyor sonra hallediyoruz demiş. Dürüstlüğü için teşekkür ederim. İşte biz bunu istemiyoruz. Aranızdan birisi ödemesin herkes kendi parasını ödesin. İnsanların oyunu 120 liraya satın alabilir miyiz? Sonra bir kişinin parasını ödediği bin kişi sabah giriyor seçime. Kapıda birisi diyor ki üç beyaza at. Bin kişi konsolide şekilde üç beyaza atıyor. Hepimiz oradayız bunu hepimiz biliyoruz.

Biz bunları ihraç etmek istemiyoruz. 5268 kişi içeride kalsın biz 100 bin kişi olmak istiyoruz. 4B projesi aynı zamanda büyük bir ticaret yaratacaktır. 3 yılda 300 milyon geliri var bunun.

Tunç Kip örneği

Spor meslek lisesini, spor akademisini kuracağız Müslüm Kemal Gülhan hocamla birlikte. Geçmişte de ben altyapı hocasıyken örnek çalışmalar yapmıştık. Buna en iyi örnek Tunç Kip’tir. Koleje gitti, spor akademisini bitirdi. Daum’la Toshack’la, Feldkamp’la, Briegel’le çalışan Tunç Kip şimdi spor akademisi mezunu. Çocuklarımızı eğiteceğiz. Bu çocuklardan Valdano, Butragueno, Beckenbauer, Hoenes yapacağız. Jimnastik okulları açarak sporu 4 yaşa indirerek daha sonra branşlarını belirleyerek olimpiyat şampiyonları çıkaracağız.

İnönü ruhu gitti filanca park oldu

Stadyumda 20 bin koltuğumuz boş. Her hafta para kaybediyoruz. Biliyorsunuz İnönü ruhu gitti filanca park oldu. Liverpool 12. adamı olmasaydı şampiyonlar ligi şampiyonu olamazdı. Biz kombine sahiplerini bir üst kategoriye çıkartacağız ve fark almayacağız. Kalan koltukları da yüzde 30 indirimle 20 bin kişiyi içeri alacağız. Çok kısa dönemde 50 milyon gibi para gelebilir. Biz kapalıya geri dönmek istiyoruz. Akustik vs. düzenlemeler yapıldığında da hem para gelecek hem 12. adam geri gelecek.Kısa vadede tribün ve 4B projesiyle 100-150 milyon lira nakit akışı sağlayacağız.

Pazartesi ödenecek paranın planını yapmayanlara, Beşiktaş’ı buna muhtaç edenlerden hesap sorarız. Gazetecilere pazartesi kulübün ödeyecek parası yok dedirtecek bir algı manipülasyonunu nasıl yaparsınız?

1 milyar dolar harcanırken neredeydiniz?

Sayın Fikret Orman’a da haksızlık yapıyorlar. E şimdi tekrar mı adama dönüp paralar nerede diye bağırılacak. Bu algı Fikret Orman için de kötü. Bunun seçim politikası olmaması lazım. Çok kötü tablo var gelmeyin diyorsanız zaten 10 yılda bir milyar dolar para harcanmış. O zaman neredeydiniz? Yılda 50 milyon tasarruf yapsaydı bu yönetim şimdi kardaydık biz.

Aras’la kontrat yaptılar. 2 ay sonra kontratı feshettik. Toplam maliyeti imza paraları, aracılar vs. verdiğiniz zaman 7 ila 10 milyon arasına geliyor. 7 dakika oynamadı Aras. Pazartesi para lazımsa niye Aras’a verdiniz o paraları. Beşiktaş’ı buna muhtaç ediyorsanız o zaman o parayı getireceksiniz bize.

Hepiniz oradaydınız

Bir adayımız diyor ki transferde işi bilmeyen insanlar vardı. Aras’ın sözleşmesine google’dan bakar mısınız. Hepiniz oradaydınız. Modelleri yok futbolu nasıl işleteceklerini bilmiyorlar. Fotoğrafçı, inşaatçı, restorancı, bunlar transfer yapabilir mi? Biz oraya John Benjamin Toshack’ı koymaya çalışıyoruz. Niye? Adam Real Madrid, Liverpool efsanesi. Adam bir telefonla kralla konuşuyor. Real Madrid’in sportif direktörü takım kaptanı. İspanya’da kadroya giremeyen oyuncuları Butragenuo’ya açacağı bir telefonla alacak bir adam diyoruz. Burada kim yapıyor?

Altyapı diyorlar Mitroviç’e 8 milyon euro verdiler

Başka bir yönetici Ümraniye’de geziyor, antrenörleri toplayıp ben hepinizden futbolu iyi biliyorum diyor. Biz o yöneticinin yerine Ümraniye’ye Rasim hocayı koymak istiyoruz. Antrenörlere yeterli motivasyonu versin, Cengiz Ünder’i Altınordu almadan önce milli takımdan bize getirsin diye. Rasim hoca ve 50 hocamız Riva’da çalışıyor. 7 yıldır bir kişi bile Riva’ya gidip burada yetenekli futbolcu var mı diye sormamış. Ama Mitroviç’e gittiler 8 milyon euro verdiler.

Şişirdikleri bütçe tutsun diye en iyi oyuncuları satıyorlar

Bu iş restorancıyla, arabulucuyla, iş adamıyla olmaz. Bir futbol işletme modeliniz olması lazım. Ucuza alıp pahalıya satacak bir model kurmanız lazım. Sürekli de şampiyonlar liginin 16’sında kalmanız lazım. Porto, Benfica kalıyorsa Beşiktaş da kalacak. Fazla para harcamak için bütçeyi şişiriyorlar, sonra harcadıkları paralarla bütçe tutsun diye en iyi oyuncularını, Cenk Tosun’u satıyorlar. Sen üretmiyorsun, en iyi oyuncularını satmak üzere bütçe yapıyorsun. Olmaz.

Biz bu işi biliyoruz

Platon işi iyi bilen yapar der. Biz bu işi biliyoruz.

Mayıs ayındaki seçimden sonra Sergen ve Yasin dedik takım kaptanımız. Sergen ve Yasin’in çalıştığı üç teknik direktör Toshack, Rasim Kara ve ben. Hepimiz birbirimizle çalıştık. Bayern Münih modeli diyorsunuz hadi inceleyin. Münih’te 5 tane üst düzey birbiriyle çalışmış ekip var mı? Uyum içinde çalışacak bir beşli bulamazsınız.

6 ay içinde burası canlanmaya başlar, 1 yıl içinde de futbol işletme modelimizden para kazanmaya başlarız.

2008’de Fulya davası başladığından beri bir kere geri adım atmadık, yerimizde de saymadık daima ileri gittik.

Küfür edeni engelliyorum

Diyorlar ki sosyal medyada engelliyor. Evet engellediğim insanlar var gazeteci arkadaşlarınızdan. 10 yıl boyunca gazetecilik yapıp, transfer piyasasını pompalayıp, devamlı menajerlere çalışıp bu sektörden ekmek yiyen arkadaşlar bir gün olsun Fulya’dan bahsetmediler. Ben Fulya davasına 80 duruşmaya polis şubeyle girerken bir tane gazeteci gelmedi. Belki Ergin gelmiştir, Kenan gelmiştir. Sporu böyle mi geliştireceğiz? Transfer spekülasyonu mu önemli yoksa kulübün 100 milyon dolarının uçurulması mı? Ben de onu okumak istemiyorum arkadaşlar. Ben onu blokluyorum bana yalan haber satmasın. Onun dışında küfür eden, itibar suikasti yapan trolleri parayla yönetiyorlar. Trollerle kulübü yönetemezsiniz.

Adam kongreye geliyor dalga geçercesine başkanı seçtik diyor, başka fotoğrafında üstünde renkli atkılar var. Biz onları ihraç edeceğiz. Onlara referans olanlar da disiplin suçu işliyor. Bin kişinin parasını ödeyenler var ya onlar da disiplin cezası alacak.

Genel af çıkaracağız

Ben Beşiktaş için bir şeyler üreten insanların ihraç edilmesine karşıyım genel af çıkaracağız. İki dakikada bir değiştirdikleri gibi tüzüğü değiştiririz.

Beşiktaş kulübüne bir kuruş zarar veren hangi müessese, şahıs varsa o bir kuruşun sonuna kadar gideceğiz ve geri alacağız hukuğa uygun bir şekilde. Kazandığımız davaya kulüp yönetimi kulüp aleyhine itiraz etti. Kulüp kazandı, şahısın ortadan sıyrılması için itiraz ettiler. 3 hukukçuyla geliyorum. Ne zarar verilmişse sonuna kadar gideceğiz. Sayın Ahmet Nur Çebi‘nin 5-6 yıl önce dediği gibi Fulya’da 95 milyon dolar zarar var demişti. O zararın hesabını soracağız. Kazandığımız davanın prosedürünü başlatacağız. Genel kuruldaki ibrasızlığı ortaya çıktıktan sonra zarar tespit edilecek, sorumluları adalet önüne çıkarılacak ve rücu edilecek.

Dediklerimi yapsınlar isterlerse çekilirim

Kulübümüzün menfaatine olacaksa koalisyon yapabiliriz. Bizim seçmenimizin prensipleri nedir? Ernst&Young raporlarının açıklanmasını istiyoruz. Fulya davasında kulübün lehine hukuki işlemlerin başlatılmasını istiyoruz. Kulübün halka açılmasını istiyoruz. Bu kulüp Fenerbahçe, Galatasaray gibi bir kulüp değildir. Galatasaray Mektebi Sultani, daha aristokrat, burjuvası vardır, Fransızca bilir hepsi. Saygı duyuyoruz değerli bir rakibimizdir. Fenerbahçe daha popülist bir söylem içinde hep gündemi belirlemeye çalışır. Güzel bir mesire yerinin muhitinin takımıdır. Beşiktaş ise Çarşı‘sıyla, Türkiye’nin her yerindeki çarşısıyla emeği, halkı temsil eden kulüptür. Bu kulübün halka açılması lazım. 5268 faillerinin ortaya çıkarılması lazım. Birleşme şartlarımızdan bir diğeri de kasaya bir lira koyup iki lira alanların kulüpten ihraç edilmesidir. Onları biliyoruz sizler de biliyorsunuz. Kulübe döviz verip döviz alanlar da disipline verilmelidir. Döivizle borç veremezsiniz dernekler kanununa aykırı. Kulübün armasının en yüksek marka olduğunu, en yüksek güç olduğunu kabul eden herkesle bu dediğimiz kurallar doğrultusunda birleşiriz. Benim başkan olmam önemli değil, arzu ederlerse bana ne vazife verirlerse, ne istiyorlarsa yaparım. Ama kulübün menfaatleri için olan ana prensiplerimi uygulamak felsefesinde birleşirsek hemen yarın ne istiyorlarsa yaparım. İsterlerse çekilirim.

Fikret Orman daha yakışıklı konusu

Bunu Fikret Orman 2014 yılında en yakışıklı başkan benim dedi. Niye o zaman yazmadın? Sayın başkan! Başkanlık kriteri yakışıklılıkla olmaz diye niye yazmadınız? Fikret Orman dedi bunu. Yanındaki yönetim kurulu da gülüyordu. Onu Ahmet Nur Çebi’ye alma. Ahmet Nur Çebi’nin karizması bence Fikret Orman’dan daha güçlü. Fikret Orman onu bize pompaladı. Sizler de onu kabul ettiniz.

Bir önceki seçimde 1617 oy veren herkese teşekkür ederim. O gün anneler günü ve ramazandı. Tepki göstermek için bile olsa gelip bize oy verenlere teşekkür etmeden geçmemek gerekiyor. Zaten tepki olmasa herkes Fikret Orman’a verirdi. Tabi ki iktidara bir tepki olacak muhalefet oy alacak. O benim başarım değildi aslında. İçinde bulunduğu durumu kabul etmek istemeyen özgür iradesiyle oy verenlerin başarısıydı. Şu anda da bir biz varız bir de onlar. 19 yılın tüketim temsilcileri. Biz de üreten, özkaynaklarıyla giden, borçlanma matematiğiyle bu kulübün yönetilemeyeceğini söyleyen tarafız. Seçmen ya bize atacak ya onlara atacak. Seçmen sayısı artarsa kazanan taraf biz olacağız. Gelmeyen seçmenler bu 19 yıla isyan ettiği için gelmedi. Biz bir umut

Çebi’nin muhalefet benim açıklaması

Sayın Çebi şunu da diyor. Denetleme Kuruluna gideceğiz soracağız diyor. Yetkimiz yok diyor. Biz denetleme kurulu falan tanımıyoruz. Oraya geldiğimizde denetleyeceğiz o işi. 2004 yılında Beşiktaş’ın hesabından bir şahsa 100 bin dolar para gitmiş. 6-7 yıl önce denetleme kuruluna yazdım. Falanca hesaba para gönderilmiş. Bu para çıkışı ne için yapılmıştır, kimin adına yapılmıştır diye. 1.5 yıl bunun cevabını alamadım. Var belgeleri İçişleri Bakanlığına şikayet ettim. Bakanlık yazı yazınca 6 ay daha geçti öyle cevabı vermek zorunda kaldılar. Denetleme kurulu zaten kendi diyor biz yönetim kuruluna bağlı çalışırız diye. Yani tarzlarımız farklı. Kendini muhalefet olarak görebilir ama en son seçimde muhalefetin teveccüh ettiği oylar bizimdi. Şunu da söyleyeyim, 7 yıl 10 yıl taksit değil o. 19 yıldan hesap soracaklarsa, kendi koydukları geri aldıkları paraların hesabını soracaklarsa Aras’ın imzasını atanlardan hesap soracaklarsa ana muhalefet lideri olsunlar ben çekilirim bir şey değil ki. Biz Beşiktaş’ın içinde bulunduğu zor koşullardan ötürü buradayız. İsterse çıksın hocanın tüm dediklerini ben yapacağım desin ben yine seçimden çekileyim. Koltuk peşinde değiliz.”

Paylaş.

Bir Cevap Yaz

%d blogcu bunu beğendi: