UEFA raporundan: Beşiktaş alışkanlık haline getirmiş!

Pinterest LinkedIn Google+ Tumblr +

Fotoğrafı büyütmek için tıklayın

Beşiktaş hakkındaki müfettiş raporunda şok suçlamalar. Avrupa kupalarında mücadele etmek için yanıltıcı beyanlarla lisans almakla suçlanan Beşiktaş hakkında hazırlanan raporda inanılmaz suçlamalar yer alıyor.

Beşiktaş kulübü, Pricewaterhouse (PwC) Denetleme şirketi tarafından hazırlanan raporda borçlu kulüplere borcunu zamanında ödemeyip kendisine kredi sağlamayı, yanıltıcı beyanlarla da süreci uzatmayı alışkanlık haline getirmekle suçlanıyor.

İşte PwC şirketi tarafından hazırlanan raporun ardından UEFA Disiplin Müfettişi Jean Samuel Leuba tarafından hazırlanan metnin tamamı;

“23 ocak 2012 tarihinde PwC, TFF ve Beşiktaş ile yaptığı görüşmelerden ve bu taraflara da onaylattıktan sonra raporunu sunmuştur. Aynı gün, UEFA yönetimi “Compliance Report”uyla birlikte, PwC tarafından hazırlanan raporu Panel’e sunmuştur. Bu raporlardan aşağıdaki değişik unsurlar ortaya çıkmaktadır.

1. Beşiktaş kulübü tarafından 30 Eylül 2011 tarihindeki durumuyla ilgili olarak iletilen bilgilerde sözü geçen oyuncu Tomas Zapotocny’nin transferi kapsamındaki 1.500.000 Euro tutarındaki bir ödeme Transferler Tablosu’nda doğru şekilde belirtilmemiştir. Yapılan denetimde, Beşiktaş’ın borçlu olduğu kulübe 20 Ekim 2011’de, 18 Temmuz 2011 tarihli Spor Hakemlik Mahkemesi tarafından alınan karar sonucu ödeme yaptığı ortaya konmuştur.

2. Beşiktaş kulübü tarafından 30 Eylül 2011 tarihindeki durumuyla ilgili olarak iletilen bilgilerde, FIFA’ya taşınmız itirazlara konu olduğu bildirilen dört tutara yer verilmiştir. Burada, Ricardo Quaresma, Matteo Ferrari, Fatih Tekke ve Hugo Almeida adlı oyuncuların geniş anlamda transferiyle ilgili tazminatlar söz konusudur.

Denetim boyunca gerçekleştirilen araştırma önlemleri, gerçekte, Beşiktaş kulübünün bu dört oyuncunun transferi için diğer kulüpler tarafından sunulan iddialara hiçbir şekilde itirazda bulunmadığını göstermiştir. FIFA ile yapılan ve işbu raporun ekinde yer verilen yazışmalardan, Beşiktaş kulübünün bu davalar konusunda FIFA nezdinde herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini ortaya koymuştur. Ödeme alabilmek amacıyla Beşiktaş kulübüne karşı işlem başlatan diğer alacaklı kulüplerdir. Beşiktaş FIFA’ya herhangi bir argüman sunmamış ve hiçbir yazı göndermemiştir. Buna göre, diğer kulüplerin bu alacakları, UEFA mevzuatı Ek VIII anlamında anlaşmazlık konusu olarak kabul edilemez. Bu bağlamda Ek VIII’in 2. maddesinin d şıkkı, anlaşmazlık konusu alacak kavramının tanımlanması açısından son derece açıktır.

Dolayısıyla, Beşiktaş kulübü tarafından yapılan sunum ve verilen rakamların yanlış olduğu açıktır. 20 eylül 2011’e göre sahip olduğu borçlarla ilgili bakiyelerle ilgili olarak denetim konusundaki zorunlulukları yerine getirmemekle kalmayıp ayrıca yanlış bilgilendirmede bulunduğu anlaşılmaktadır. Alacaklı kulüpler tarafından FIFA nezdinde başlatılan davalara konu olan borçlar ve bakiyeler beşiktaş tarafından inkar edilemez.

Dolayısıyla Beşiktaş kulübünün, mevzuatın 65 ve 66. maddelerini ihlal ettiği açıktır ve bu da mezvuatın 72. maddesinin uygulanması gereği bir disiplin davası başlatılmasını haklı çıkarmaktadır.

Mevzuat’ın 65. ve 66. maddeleri şunları öngörmektedir:

65. maddenin 1. bendine göre: Lisansın faydalanıcısı, UEFA kulüplerarası karşılaşmalarının yapıldığı sezonda, cari yılın 20 Haziran’ına kadar, o tarihe kadar olan transfer faaliyetlerinden dolayı diğer futbol kulüplerine karşı herhangi bir ödeme bakiyesi kalmadığını kanıtlamakla yükümlüdür.

66. Maddenin 1. bendine göre: Lisans kiralayıcısı, UEFA kulüpler arası karşılaşmalarının yapıldığı sezonda, cari yılın 30 Haziran’ına kadar, kendi personeline karşı ve 50. maddenin 2. ve 5. bendleri anlamında sosyal sigorta ve vergi makamlarına herhangi bir ödeme bakiyesi kalmadığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Bu hükümler ihlal edilmiş olduğundan, Beşiktaş kulübüne karşı bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.

2011/2012 lisans alma prosedürü

Sözü geçen denetim çerçevesinde yürütülen araştırmalar, bunlara ek olarak Beşiktaş kulübü açısından, 2011/2012 sezonu için lisans alma prosedürü çerçevesinde de eksiklikler bulunduğunu göstermektedir. Bu elemanlar, 30 Haziran ve 30 Eylül tarihlerinin oluşturduğu mühlet sonuyla ilgili denetim prosedürüyle değil, lisans verilmesiyle ilgilidir. Oysa, Beşiktaş kulübü, 2011/2012 Avrupa Ligi’ne katılmış ve hatta 8. finale kadar gelerek, Mart 2012’de elenmiştir. Aslında, oyuncu Tomas Zapotocny’nin olduğu gibi, oyuncu Fatih Tekke’nin de transfer koşulları, Beşiktaş’ın 31 Mart 2011 tarihinde, 31 Aralık 2010’dan önceki transfer faaliyetleri için başka kulüplere borç bakiyeleri olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, Spor Hakemlik Mahkemesi tarafından Udinese Beşiktaş’a karşı davasında verilen mahkeme kararına başvurulmalıdır. Bu mahkeme kararından, 31 Mart 2011’e kadar ,Beşiktaş kulübünün, iki oyuncunun (Zapotocny ve Sivok) transferi için, Udinese kulübüne karşı en az 1.850.000 Euroluk bir vadesi geçmiş borcu bulunduğu anlaşılmaktadır.

1 Temmuz 2011 tarihinde halen 1.500.000 euro borç bakiyesi bulunmaktadır. Dolayısıyla 1.850.000 euro tutarı, en geç 1 Temmuz 2010 tarihinde ödeme vadesi geçmiş bakiyeleri oluşturmaktadır. Yukarıda sözü edilen mahkeme kararının incelenmesi, Beşiktaş kulübünün Udinese’nin iddiaları konusunda hiçbir zaman itirazda bulunmadığını kanıtlamaktadır. Beşiktaş kulübünün Spor Hakemlik Mahkemesi’ne bile başvurmadığını, herhangi bir hakemlik talebinde bulunmadığını ya da yazılı bildirimde bulunmadığını tespit etmek de çarpıcı olmuştur. Bu durum, mevzuatın Ek VIII’i anlamında, borçalrı konusunda herhangi bir itirazı olmadığını göstermektedir. Buna göre, Beşiktaş kulübü, 2011/2012 avrupa yarışmaları için lisansını haksız şekilde elde etmiştir. Beşiktaş, diğer kulüplere karşı borç bakiyelerine sahip olması nedeniyle, mevzuatın 49. maddesiyle zorunlu tutulan zorunluluklara uygun durumda bulunmamaktadır. Bu koşullar altında, lisansın verilmemiş olması gerekmektedir.

Aynı zamanda, aşağıda imzası bulunan kişinin elinde bulunan belgelen bazında öyle görünse de Beşiktaş kulübünün Fatih Tekke’nin transferi çerçevesinde FC Rubin Kazan kulübüne tazminat ödemesi borcu bulunmaktadır. Burada yine, lisans verilmesiyle uygunsuz borç bakiyeleri bulunmaktadır.

Beşiktaş kulübü hiçbir koşulda anlaşmazlık konusu ödemeler söz konusu olduğunu iddia edemez çünkü mevzuatın Ek VIII’inin koşulları yerine getirilmemiş olmaktadır.

Dolayısıyla, denetim prosedürü çerçevesindeki eksikliklere ek olarak, lisans verilmesi prosedüründe de eksiklikler söz konusudur. Bir lisans elde edilmesiyle ilgili konu, mevzuatın özellikle ciddi ihlali anlamına gelmektedir.

IV – CEZA

Daha önce belirtildiği gibi, Beşiktaş kulübünün suçlanabileceği eksiklikler iki farklı türdendir. Bazıları denetim prosedürü ve vadesi geçmiş borçların bildirimiyle ilgilidir. Diğerleriyse, lisans verilmesi prosedürüyle ilgilidir.

Birinci görünümden bakıldığında, Beşiktaş kulübünün hem 30 Haziran 2011 hem de 30 Eylül 2011 tarihli durum bildiriminde mevzuatı ihlal ettiğini, çünkü bu iki tarihte de Beşiktaş’ın, mevzuatın 65 ve 66. maddelerinin ihlali niteliğinde borç bakiyeleri bulunduğunun kaydedilmesi yerinde olacaktır. Rakamlar incelendiğinde, 30 haziran 2011 tarihleri arasında, borç bakiyeleri açısından durumda bir iyileşme görünse de bu değerlendirme iki noktada çelişkili gibi görünmektedir:

Ödenmesi gereken borç tutarı 30 Eylül 2011’de 13.148.000 euro farklılık göstermektedir.
Beşiktaş kulübü tarafından verilen rakamlar ve özellikle de anlaşmazlık konusu olduğu iddia edilen tutarlar, denetimle de ortaya konduğu gibi yanlış görünmektedir.

Buna göre kulübün yıllık harcama bütçesinin yaklaşık 80 milyon euro oludğu göz önünde bulundurulduğunda bile söz konusu borç tutarları son derece endişe verici olarak ortaya çıkmaktadır.

Denetimle ortaya konulan elemanlar da endişe vericidir ve cezalandırma gerektirmektedir. Gerçekten de Beşiktaş kulübü doğru bilgiler tedarik etmemiştir. Diğer futbol kulüplerine transfer tazminatı olarak ortaya çıkan borçlar konusundaki anlaşmazlık davalarının artması, Beşiktaş kulübünün, tazminatları vadesinde ödemeyerek bir tür kredi elde etme pratiği benimsemiştir. Beşiktaş, sözleşme tarafı kulüpleri alacaklarının ödenmesini sağlamak için davalar açmak zorunda bırakarak alacaklarının vadesini uzatmakta ve borçlu olduğu tutarlara ödememektedir. Bu tür bir pratik kesinlikle kabul edilemez, çünkü diğer futbol kulüplerinin mali dengesine zarar verebilmektedir. Buna ek olarak, Beşiktaş’a haksız bir avantaj sağlamaktadır. Beşiktaş kulübünün bu pratiğinin sistematik olması disiplin cezasıyla cezalandırılmalıdır.

Son olarak, lisans verilmesi prosedürü söz konusu olduğunda, Beşiktaş’ın, görüntü farklı da olsa 2011/2012 sezonu için haksız şekilde lisans aldığını belirtmek gerekmektedir çünkü kulüp bildirmediği ya da anlaşmazlık konusu olarak beyan ettiği ödenmemiş borç bakiyelerine sahip görünmektedir. Bu koşullar altında, Beşiktaş kulübü UEFA Avrupa Ligi’ne katılmamalıdır. Oysa, Beşiktaş tarafından bu yarışma çerçevesinde sağlanan faydalar, kulübün 8. finale ulaşmış olması ölçüsünde son derece önemlidir (6.000.000 euro + pool marketing’den gelen gelir)

Beşiktaş kulübünün oyuncular transfer ederek ve transfer tutarlarını vadelerinde ödemeyerek güçlendiği varsayımı da göz ardı edilemez. Buna göre Beşiktaş’ın tutumu sporda eşitlik açısından tahrifat olarak kabul edilir.

Bu nedenlerle, verilen cezalar yumuşak olamaz. En az, bir sezon boyunca Avrupa karşılaşmalarından men edilmesi söz konusu olmalıdır. Bu men edilme cezasının yanında bir de para cezası belirlenmelidir.

V – Sonuç

Aşağıda imzası bulunan müfettiş, yukarıdakiler üzerine dayanarak, UEFA Kontrol ve Disiplin Mahkemesinin aşağıdaki kararları almasının doğru olacağı görüşündedir:

1. Türk spor kulübü Beşiktaş, önümüzdeki 3 yıl boyunca kalifiye kabul edileceği bir sonraki UEFA yarışmasından itibaren, bir Avrupa yarışmasına katılmaktan men edilmelidir.
2. Beşiktaş kulübünün 300.000 euro para cezası ödemesine hükmedilmelidir. Bu 300.000 euro üzerinden, 100.000 euroluk ceza kısmı ertelemeli olarak belirlenmelidir.

Lozan, 19 Nisan 2012

Jean Samuel Leuba
UEFA Disiplin Müfettişi”

Paylaş:

Bir Yorum Yaz