Zekeriya Alp Zorlu Center görüşmesini savundu: Bence etik

Pinterest LinkedIn Google+ Tumblr +

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp, Süper Lig’de geride kalan ilk yarı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu ve Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile Zorlu Center’da yaptığı görüşmeyi etik bulduğunu savundu!

Alp’in açıklamaları şöyle;

“İlk yarısı geride kalan ligimizde, belki de; hakem hataları hiç bu kadar tartışılmamış, bir taç, bir korner, bir penaltı, bir faul için hiç bu kadar açıklamalar, bildiriler yayınlanmamış, sosyal medyada özellikle senaryolar üretilmemişti. Ne acıdır ki, futbol ailesi olarak hatayı en aza düşürmesi için getirdiğimiz teknolojiyle hakemlerimizi daha tartışılır hale getirdik.

Dünya kupası standardında, aynı firmaya bağlı ekip tarafından çizilen çizgide bile kusur aradık. Tribün baskısı, sosyal medya baskısı, kamuoyu baskısı, kuralların ve aklın önüne geçti… Protokolü sabit, çerçevesi belli uygulamalar, uluslararası platformda kabul görmüş her karar, ölçüsüz, orantısız ve kural tanımaz boyutta irdelendi.

Gri her pozisyon, kurgulanmış senaryoya dönüştü. Ne üzücüdür ki, bize iletişime açık olun diyenler, futbolun içindeki paydaşları temsil eden kişilerle yapılan bir görüşmeyi farklı üsluplarla yorumlayanlar, arkasında akıl almaz şeyler arayanlar, oysaki bu görüşme ile yanlış bilgilerin düzeltildiğini hiç düşünmedi, aklına getirmedi.

Maalesef, öyle anlar oldu ki sorumluluğumuz altındaki hakemlerimizle bir araya geldiğimiz için neredeyse suçlu ilan edildik. Ortalığı yangın yerine çevirenler, suyu bulandırmak isteyenler sadece ve sadece hakemliğe değil Türk futboluna zarar veriyor.

Soruyorum sizlere; bizlerin hakemlere adil maç yönetin söyleminin dışında ne söylemi olabilir, bir hakemimizin dürüstçe maç yönetmekten başka ne amacı olabilir? İlla herkesi mutlu edecek bir kural icat etmek mi gerekiyor. Eleştiriye tabi ki açığız. Yeter ki, eleştiri saygı çerçevesinde olsun, hakaret içermesin. Şunu unutmayın ki, hakemlerin başarısı, futbolun tüm paydaşlarının desteği ile mümkün.

Başkanlarımız, yöneticilerimiz, teknik direktörlerimiz, futbolcularımız ve medyamız hep birlikte hareket edersek çözümün anahtarını da bulmuş oluruz. Diliyorum böyle bir tablo oluşur ve ligin ikinci yarısı daha huzurlu bir ortamda oynanır. Soru cevap bölümüne geçmeden önce; iki konuya buradan açıklık getirmek istiyorum.

Tüm detayları ile gerek Zorlu’da gerçekleşen toplantıyı gerek Fenerbahçe-Beşiktaş maçının hakemleri ile yaptığım görüşmeyi anlatmak istiyorum.

Değerli Federasyon Başkanımızın daveti ile Fenerbahçe Kulübü başkanı Sayın Ali Koç ve Sayın Semih Özsoy’la gerçekleşen görüşmede MHK Başkanı olarak benim bulunmamın ana sebepleri, yazılı ve görsel basında; kural hatası, IFAB raporu, atamalarda hakemlere sonraki hafta görev verilip verilmemesi ve penaltıların tekrar edilip edilmemesi gibi konuların gündem haline getirilmesi ve özellikle bunların herkes için rahatsız edici boyutlara ulaşmasıydı.

Alanya-Fenerbahçe maçıyla ilgili… O maçta 2 defa kural hatası yapıldığı iddiasıyla Fenerbahçe kulübünün başvurusu olmuştu. Önce Sayın Ali Koç, konularla ilgili tüm çekincelerini bu görüşmede anlattı.

Maçın ertesi günü Oğuz Sarvan ve Ünsal Çimen ile oturup pozisyonlara baktık. Bu konuyla ilgili kural hatası olmadığında hem fikir olduk. Saat 11.00 gibi de gazeteci arkadaş aradı, kural hatası konusunu sordu. O esnada Fenerbahçe kulübünün atmış olduğu konuyla ilgili herhangi bir başvurusu yoktu, ben de iyi niyetli bir şekilde kural hatası olmadığını söyledim.

IFAB görüşüne gelince… Bizde rutin olarak teknik arkadaşlar bu tür ekstra durumlarda IFAB’a bilgi amaçlı sorarlar, böyle bir mail söz konusu. Yeni kural olduğu için de özellikle soruldu. Bu yeni kurallarda ve gelişen ekstra durumlarda rutin bir işlemdir. Yıllar önce bir Kasımpaşa maçında da söz konusu olmuştu. Ben elimde Türkçe ve İngilizce olan bu maili Türkçe olarak anlattım. Kuralı yazan David Ellarey’den gelen görüşü okudum. Yazıda açık şekilde kural hatası olmadığı ifade ediliyordu.

“Sayın Semih Özsoy, taçla ilgili IFAB görüşünü sordu. Kural hatası kapsamında olmadığı için o pozisyonun sorulmaya bile gerek duyulmadığını anlattım. Fenerbahçe’nin maçlarını yöneten hakemlerin sonraki hafta atamaları ile ilgili iddialar konusunda ise atama sistemimizi anlattım. Orada hakemlerin sonraki hafta VAR’da görev almasını dikkate almamışlar. Her hakeme her hafta görev vermemiz mümkün değil. Vermediğimiz hakemlere de VAR görevi veriyoruz. Bunun tabi ceza boyutu da var.

Gerek VAR gerek sahada siyah beyaz hata varsa hakemler cezaya giriyorlar. Bu bizde yanlış algılandı. Ödül ceza sistemi bize has bir durum değil, Avrupa’da her yerde var. Yurt dışında bir uygulama varsa, VAR’A gidip karar düzeltiliyorsa ve hakem ceza alıyorsa, biz bunu niye uygulamayalım.

O günkü toplantıda gözlemci not sistemi, penaltı tekrarları dahil tüm konuların hepsini anlattım. Sayın Ali Koç kendisi, “İkna oldum, teşekkür ederim” dedi.

Ben Zekeriya Alp olarak bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da her kulüp başkanı ile Başkanımız Nihat Özdemir’in olduğu ortamda her zaman görüşmeye hazırım.

Görüştüğümüz yer Zorlu, herkese açık bir yer. Valeler var, kameralar var. Gizli bir şey yapacak olsak orada yapmazdık. Ama keşke bu toplantıyı orada yapmasaydık.

Ben 30 yıldır Koç ile iş yapıyorum ve bir kez bile Ali Koç ile karşı karşıya gelmedim. Ali Koç ile ilk kez Zorlu’da görüştüm. Ben 41 yıldır ticaret yapıyorum ve 30 yıldır da Koç Holding ile çalışıyorum. Bence etik! Ne gibi bir sonuç çıkabilir?

Orada yaptığımız tüm işlerde adil ve tarafsız olduğumuzu, herkese eşit yaklaştığımızı ifade ettim. Toplantının yeri konusundaki eleştirilere tabi ki saygı duyarım, ama adaletin mekanı olmaz.

Hakemlerle yaptığımız görüşmeye gelecek olursak… Fenerbahçe-Beşiktaş maçı sonrasında, 5 hakemle görüştük. Sadece Tarık Ongun’u çağırmadık. Zira bizim üzerinde durduğumuz pozisyonuna çok uzaktaydı. Otorite zaafına karşı o kadar uyarmamıza rağmen orada gerekli müdahale hakemlerimiz tarafından yapılmadı. Maçın diğer pozisyonlarını da rutin olarak değerlendirdik.

Zaten biz hakemlerimizle pozisyonları her zaman tartışırız, konuşuruz, değerlendiririz. Özellikle standart kararları sağlamak için bunu yaparız. Bu görüşmeler de son derece doğal. Bizi üzen bu rutin görüşmenin sorgulama, baskı, cezalandırma olarak yansıtılması…

Ben hakemlerimle tabi ki görüşürüm, her mekanda görüşürüm. Bunun için kimseden izin de almam, talimat da almam.”

Zekeriya Alp ayrıca “Fenerbahçe – Beşiktaş derbisinin hakemleriyle rutin bir görüşme yaptık, bunu hep yaparız. Tarık Ongun dışında hakemleri çağırdık ve pozisyonları değerlendirdik. Bu rutin görüşmenin sorgulama olarak yansıtılması bizi üzdü. Hakemlerimizle her zaman, her yerde görüşürüm. Bunun için talimat almam. Fenerbahçe – Beşiktaş maçına 4-5 hafta önce Halil Umut Meler’i vermeyi düşündük. Halil Umut Meler o maça hazırlandı. Bir hafta evvel iki takımın yenilgisi ve kamuoyunda yer etmesinden dolayı hakem değişikliğine gittik. Cüneyt Çakır ve ekibini verelim, sıkıntı içerisinde olan iki takımın maçını daha rahat yönetmesini istedik. Genç hakem Halil Umut Meler’in zor durumda kalmasını istemedik” açıklamasını yaptı.

Paylaş:

Bir Yorum Yaz