Beşiktaş’ın Geleceği Transferde Değil, Özkaynak Düzeni’nde Saklı

Beşiktaş’ın Geleceği Transferde Değil, Özkaynak Düzeni’nde Saklı
Beşiktaş, Türk futbolunda altyapı devriminin öncüsüydü. Serpil Hamdi Tüzün’ün kurduğu Özkaynak Düzeni, yalnızca yıldız futbolcular değil, kulübün kültürünü taşıyan bir nesil yetiştirdi.
Süleyman Korkmaz, milyonlarca dolarlık transfer harcamalarının gölgesinde unutulan bu mirası hatırlatarak, siyah-beyazlıların gerçek kurtuluş yolunun kendi öz kaynaklarına dönmekten geçtiğini anlatıyor.

Süleyman Korkmaz: Biz kendi gerçekliğimizi başka yerlerde aradığımız için bu haldeyiz.
Bugün Avrupa’da altyapılarıyla övündüğü Ajax, Barcelona, Benfica vb. kulüplere hayranlıkla bakıyoruz. Oysa yıllar önce Özkaynak Düzeni’nin temellerini atan ilk Türk kulübü Beşiktaş’tı.
Serpil Hamdi Tüzün’ün önderliğinde 1975’te Özkaynak Düzeni’ni hayata geçirdiğinde bir futbol aklı ve kültürü inşa etmişti. Futbolu yalnızca ayakla değil, akılla oynayan, kulübünün tarihini, kültürünü iyi bilen bir nesil yetiştirmişti.
O toprak sahalarda, Şeref Stadı’nın tozunda yeşeren çocuklar, yıllar sonra Beşiktaş’ın efsane kadrolarını kuracaktı.
1979’da Süleyman Oktay, Fuat Yaman ve Ziya Doğan’ın A Takım’a yükselişiyle açılan kapıdan Rıza Çalımbay, Sergen Yalçın, Fikret Demirer, Gökhan Keskin, Metin Tekin, Ali Gültiken, Feyyaz Uçar geçti. Bu çocuklara milyonlar ödenmemişti, ve ileride isimleri Beşiktaş tarihine altın harflerle yazılacaktı.
Serpil Hoca’nın en büyük başarısı yalnızca futbolcu yetiştirmek değildi. İyi insan, iyi Beşiktaşlı yetiştirmekti. Formasını seven futbolcunun, yalnızca formasını giyen futbolcudan ne kadar daha değerli olduğunu biliyordu.
Ve bugün, geriye dönüp bakınca şu soruyu kendimize sormaktan kaçınabilir miyiz?
Son yedi yılda transfere harcanan yaklaşık dört yüz milyon dolar, peki karşılığında ne kaldı elimizde? Bir Süper Lig şampiyonluğu, bir Süper Kupa, bir Türkiye Kupası.
Futbolcu satışlarından ise yalnızca yirmi milyon dolar civarı, bu fark, ekonomik bir uçurum değil, kulübün geleceği açısından ciddi uyarılar anlamına gelmiyor mu sevgili Beşiktaşlılar.
O yüz milyonlar Özkaynak Düzeni’ne, eğitime, altyapıya, kendi çocuklarımıza ayrılsaydı bugün hangi Beşiktaş’ı konuşuyor olurduk?
Beşiktaş’ın geleceğini her sezon yeniden kurulan kadrolarda, menajer masalarında, yaşı ilerlemiş futbolcularda aramazdık.
Beşiktaş’ın ihtiyacı, her sezon değişen bir transfer politikası değil, köklü, süreklilik arz eden, kendi kaynağından beslenen bir futbol kültürüdür.
Şimdi hep birlikte, gür bir sesle söyleyelim.
Bizim başarımız tarihimizde duruyor.
Bunu dillendirenlerin, bunu savunanların yanında duralım. Çünkü belki de yeniden başlamamız gereken yer, aslında hiç terk etmememiz gereken yerdir.
Kendi çocuklarımız,
Kendi kültürümüz,
Kendi özümüz,
Özkaynak Düzeni’miz.
Süleyman Korkmaz





