Osvaldo Nartallo: Seba olağan üstü bir insandı
Süleyman Seba başkanlığı ve Gordon Milne antrenörlüğünde sezona giren Beşiktaş uzun ve lüle lüle saçlarıyla dikkat çeken bir Arjantinli oyuncu olan Osvaldo Nartallo’yu transfer etmişti.

Osvaldo Nartallo Röportajı
Ancak unutulanlar ölür!
Bu başlık nereden nasıl çıktı derseniz sizleri günümüzden 32 sene öncesine 1993 yılına götüreceğim. O sezon efsane ikili Süleyman Seba başkanlığı ve Gordon Milne antrenörlüğünde sezona giren Beşiktaş uzun ve lüle lüle saçlarıyla dikkat çeken bir Arjantinli oyuncu olan Osvaldo Nartallo’yu transfer etmişti. Bu transfer kulüp tarihinin ilk Arjantinli transferi olduğu için de çok dikkat çekmişti.
O zamanları yaşamış insanlar bu süreci cok rahat hatırlayacaktır. Bu transferin benim gözümdeki yeri ise 8 yaşında futbol delisi olan bir çocuk için tabii ki çok başka olacaktı.
Maradona sayesinde Arjantinli futbolcular ile birlikte futbolun ne demek olduğunu öğrenen ben Beşiktaş tutkumun da artmasıyla iyice küçük bir fanatiğe dönüşmüştüm. Maradona’nın ülkesinden gelen bu oyuncu kritik maçlarda ve derbilerde attığı gollerle, tarzıyla beni kendisine hayran bırakmış ama cok uzun sürmeyen Beşiktaş kariyeriyle de adeta ağzımıza bir parmak bal çalıp bu diyarlardan uzaklaşmıştı.
Yıllar geçtikçe sosyal medya sayesinde ben de birçok Beşiktaş taraftarı gibi kendisini takip ediyor ve bizlere olan cevaplarını yorumlarını gördükçe mutlu oluyordum.
Hala Beşiktaş’ı ve Türkiye’yi unutmamış ve o günlerdeki gibi mutlulukla anan Osvaldo Nartallo’ya ulaşıp kendisine bir röportaj teklifinde bulundum. Tahmin ettiğim gibi büyük bir tutku ve heyecanla röportaj teklifimi kabul edip oldukça sıcak davranan Osvaldo Nartallo’ya da burada herkesin huzurunda yürekten teşekkür ederim.
Benim için bu kadar kıymetli bir ismi yakalamışken geçmişten günümüze aklımda ne varsa kendisine sormaya gayret ettim. Ve karşımıza okudukça bizleri zaman güldürüp, zaman zaman da hüzünlendiren bu röportaj çıktı.
1- Futbol ilk olarak ne zaman ilginizi çekti ve ne zaman futbolcu olmak istediğinize karar verdiniz?
Osvaldo Nartallo: Merhaba Caner, öncelikle bana ulaştığın için teşekkür etmek istiyorum. Benim için Türkiye’den insanlarla konuşmaya devam etmek çok önemli. Türkiye, hayatımda çok önemli bir yer tutan ve bende silinmez izler bırakan bir ülke.
Soruna gelirsek de; Arjantin’de bir çocuk ilk adımlarını attığında, henüz tek başına yürüyemiyor olsa bile, yetişkinlerin yaptığı ilk şey, çocuğun nasıl tepki vereceğini ve hangi bacağıyla topa vurmaya çalışacağını görmek için bir futbol topu fırlatmak, ardından baba, büyükbaba ve amcalar arasında tartışmalar başlıyor, sol ayak mı kullanacak! sağ ayak mı kullanacak!
Ve ben bir istisna değildim, ardından her doğum gününde hediye olarak bir futbol topu alıyoruz ve büyüdükçe akrabalarımız herhangi bir olumlu durum görürlerse, genel yorum başlıyor, BU ÇOCUK FUTBOLCU OLACAK ve böylece illüzyon başlıyor, zaman geçtikçe de bu illüzyon büyüyor.
Sanırım babamın futbol oynamam konusunda konuştuğunu ve heyecanlandığını duymuştum, aslında babam bana ilk futbol topunu veren kişiydi ve bütün gece ona sarılarak uyudum, babam ben sekiz yaşındayken vefat etti ve sonra annemle konuşup beni kasabamdaki bir kulüp olan CLUB BELGRANO’ya futbol antrenmanına götürmelerini söylediler, futbol sahasına adım attığımdan beri bu sporun hayatımın temel bir parçası olacağından hiç şüphem olmadı ve babamın anısı beni her zaman motive eden en büyük araçtı.
2-Aileniz futbolcu olmak istemenize nasıl yaklaştı bu konuda bir zorluk yaşadınız mı?
Osvaldo Nartallo: Hayallerimi gerçekleştirmek için ailemin her zaman desteğini gördüm, hayalimin tüm ailemin hayali olduğunu biliyordum, beni futbol oynarken görmek ve başarılarımı kutlamak istiyorlardı.
3-Kariyerinizin ilk yıllarını ve ülkenizde geçirdiğiniz zamanları nasıl hatırlıyorsunuz. Orada çocukluğunuzda sizin için beklentilerin çok yüksek olduğunu ve yeteneğinizin erkenden keşfedildiğini okumuştum. Özellikle Barcelona için ve Arjantin milli takımı için alt yaş kategorilerinde adınız geçiyormuş.
Osvaldo Nartallo: Hayatımın ilk yıllarından 15 yaşıma kadar heyecan ve eğlence dolu harika bir dönemdi. GENERAL BELGRANO şehrinde bulunan CLUB ATLETICO Y SOCIAL GENERAL BELGRANO takımında oynadım. Daha sonra Arjantin futbolunun 5 büyüklerinden biri olan Buenos Aires’teki SAN LORENZO de ALMAGRO’nun gençler kategorisinde seçmelere katıldım ve orada başka bir dönem başladı.
Profesyonel bir oyuncu olmak için çaba ve rekabet dönemi. Neyse ki bu başarıyı elde etmeyi başardım. San Lorenzo’daki antrenman döneminde Milli Gençler takımına ön elemeyle seçildim ama sonunda bir turnuva öncesi takımdan kesildim.

4- Şimdi gelelim benim de en cok ilgimi çeken dönem olan Beşiktaş ve Türkiye’deki kariyeriniz, hayatınız ile ilgili ne anlatmak isterseniz. Bu döneminizde sizi cok büyük bir ilgi ve keyifle izlediğimi belirtmek isterim. Çocukluğumun en sevdiğim futbolcularindan biriydiniz ve tuttuğum takım olan Beşiktaş’a gelen de ilk Arjantinli futbolcuydunuz.
Osvaldo Nartallo: BEŞİKTAŞ’ta oynamak için Türkiye’ye gelmek, futbol hayatımda başıma gelen en güzel şeydi. Hayatımın geri kalanında kalbime kazınan kulüp oldu. Halkın bana olan sevgisi muazzam ve unutulmazdı. Aslında, 31 yıl sonra bile, mesafeye rağmen bu sevgi hala devam ediyor ve takımın maçını canlı izleyebildiğim her an, büyük bir coşkuyla izliyorum.
Birisi bana çocukluk idolüm olduğumu söylediğinde her seferinde duygulanıyorum, gözyaşlarımı tutamıyorum, çünkü çocukluk hayatımızın en önemli evresidir ve anılar sonsuza dek bizimle kalır.
5- Sizin en unutmadığıniz mac hangisiydi Beşiktaş kariyerinizdeki. Ben tabii ki dogal olarak 7-1’lik Trabzonspor maçını unutamıyorum.
Osvaldo Nartallo: BEŞİKTAŞ’ta oynadığım her maç benim için unutulmazdı, her zaman yüreğimle oynadım, tarihe geçen unutulmaz bir maçta iki gol attım, 7-1 TRABZON maçında, ikinci gol aksiyonda çok şanslı ve beceriksizceydi, komik ama sonuçta golü attığım için mutluydum, ayrıca Fenerbahçe’ye karşı içeride ve dışarıda tüm klasik maçlarda gol attım ve insanlar bunu ömür boyu hatırlayacak, ayrıca GORDON MILNE’nin son maçında ANKARAGÜCÜ’ne karşı Türkiye Kupası için İNÖNÜ STADYUMU’nda oynadığı maçta 2 gol atma şansım da oldu.
Ben her zaman dürüst oynadım ve renklerimi korudum, ta ki son oynadığım maça kadar, ANKARA’da Galatasaray’a karşı oynadığım maça kadar, Daum bana gelecek sene kadroda yer almayacağımı söylemişti ve buna rağmen her maçta canımı verdim, o maçta hiçbir şeyimi tutmadığım için dizimden sakatlandım, son olduğunu bilerek, sonra sakat olarak ayrılmak zorunda kaldım, bu sakatlık bana çok zarar verdi.
6-Beraber çalıştığınız Beşiktaş tarihinin en özel isimlerinin başında gelen başkan Süleyman Seba’yı nasıl anarsınız hakkında neler söylemek istersiniz. Kendisi benim rahmetli babamın da cok yakin bir dostuydu ayrıca o sebeple özel bir soru bu benim için.
Osvaldo Nartallo: Süleyman Seba bey kulüp tarihinin en iyi başkanıydı, DOĞRU BİR ADAMDI, olağanüstü bir insandı, bana kendisiyle tanışma ve başkanlığı sırasında kulübe katılma fırsatı verdiği için hayata minnettarım.

7- Türkiye’deki kariyeriniz neden kısa sürdü daha uzun sürebilir miydi ve bunu ister miydiniz?
Osvaldo Nartallo: Türkiye’deki kariyerim açıkça daha uzun olabilirdi ve eğer öyle olsaydı, o harika ülkede yaşamak için kalacağımdan hiç şüphem yok.
Maalesef Gordon Milne sene ortasında takımdan ayrıldı ve yerine Daum geldi. Bana iyi davranmadı, beni başka bir pozisyonda oynattı ve kulüpteki sözleşmemi bitirmeme izin vermedi. Sakatlanıp kendi rızam olmadan başka bir kulübe gitmek zorunda kaldım.
8- Türkiye’de oynadığınız süre içersinde sizi en cok etkileyen oyuncular kimlerdi?
Osvaldo Nartallo: Antrenman dışında da çok iyi oyuncular olan, çok profesyonel olan ve doğru istikameti belirleyen RIZA, METİN, ALİ GÜLTİKEN, ZAFER ÖGER, SİFO MEHMET, ULVİ, FANI MADIDA gibi isimlerin en güzel anıları bende saklıdır.
9- Kariyerinizi değistiren maç olan Milan maçı ve bu maçın hikayesini de sizden dinlemek isterim.
Osvaldo Nartallo: Milan’a karşı olan maç harikaydı, o maçtan 30 gün önce GORDON MILNE’nin bir işbirlikçisi, beni Orlando Pirates’te antrenman yaparken ve resmi maçlarda oynarken görmek ve böylece benim hakkımda eksiksiz bir rapor hazırlamak için GÜNEY AFRİKA’ya geldi, benimle aynı otelde kaldı, tüm antrenmanlara katıldı, resmi maçları izledi ve o maçtaki performansı, raporun son kısmını en iyi hale getirdi.

O maçta, kulüp yöneticilerinin teknik direktöre talimatı üzerine, ben baştan itibaren oynamadım, yedek kulübesine geçtim, çünkü sadece kulübün oyuncularının oynamasını istiyorlardı, ikinci yarıda ve 80 bin kişilik tribünü dolduran taraftarların baskısı sonucu, teknik direktör beni sahaya gönderdi ve ben de orta sahadan gelen serbest vuruşu kafa vuruşuyla gole çevirme şansı buldum, unutulmazdı, ertesi gün gazetelerde o golün Guns N’ Roses konserinden daha büyük yankı uyandırdığını yazmışlardı.
10-Sizce Messi sonrası Arjantin futbolunun geleceğinde hangi isimler öne çıkacak ve izleyebildiginiz kadarıyla Beşiktaş ve Türk futbolu için neler söylemek istersiniz.
Osvaldo Nartallo: Çocukluğumda büyüklerin DI STÉFANO, KEMPES’ten tekrarlanamayacak oyuncular olarak bahsettiğini duyardım ve MARADONA geldiğinde tekrarlanamayacağını düşünmüştük ve MESSI geldiğinde şimdi tekrarlanamayacağını düşünüyoruz, yani hep aynı şeyi düşünüyoruz ve her zaman yeni bir oyuncuyla şaşırıyoruz, çünkü Arjantin topraklarında her zaman DI STÉFANO, KEMPES, MARADONA, MESSI olmayı hayal eden bir çocuk olacaktır.
BEŞİKTAŞ’a gelince, onlara her zaman en iyisini diliyorum. En iyi zamanlarını yaşamıyorlar, ancak yine başrolde olacaklarından hiç şüphem yok. Türk futbolu büyük bir gelişme kaydetti ve bu da birçok Türk oyuncunun Avrupa liglerinde yer aldığı gerçeğini yansıtıyor. Kesinlikle gelişmeleri gerekecek. Her zaman geliştirilecek şeyler vardır. TÜRK halkının TAM BİRLİK içinde, tek ulusal çıkarları olarak milli futbol takımını desteklemesini isterim.
11- Son olarak da geçtiğimiz günlerde (röportaj yapılmadan birkaç gün önce) vefat eden Miguel Angel Russo siz ve Arjantin için neler ifade ediyordu.
Osvaldo Nartallo: RUSSO, her anlamda bir yaşam örneğiydi, Arjantin futbolu için çok önemli bir kayıptı, fiziksel olarak aramızdan ayrılışı büyük üzüntü yarattı, ancak geçtiği yerde varlığını sürdüreceğinden şüphe yok, çünkü ancak unutulanlar ölür.
Yükselen Caner





