Ev sahibi umduğunu değil, korktuğunu…

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Hafta içi sorulsa, çoğunluğun beraberliğe razı olduğunu söyleyeceğine emin olduğum Bursaspor maçı, içten içe beklenen, içten içe korkulan sonuçla sona erdi. İkinci yarının ilk 35 dakikası boyunca süren beklenmedik balayı, Bursaspor’un Beşiktaş’ın bavullarını toplamasıyla paldır küldür bitti.

Ertuğrul, dört yıl öncesinin Kayseri’si gibi bir takım yaratmış. Beşiktaş’ın konuşulacak çok bir şeyi yok, olanları da belli, bari onlarla başlayalım. Her hattıyla adamın anasını ağlatan, yer paylaşımıyla rakibi çaresiz bırakan bir takım oldu Bursa. “Ne yeri, burası İnönü, her yer bizim” yanılgısına düştü Beşiktaş, onlar da geldi pek öyle olmadığını gösteriverdi gitti. Öyle bir ilk yarıda, öyle bir sahada, Beşiktaş oraya buraya bakarken, onların Antalya güneşinde oynar gibi oynaması, topu her alanın orta sahada beş pas yapıp, oradan da kaleye inmesi, bu yer paylaşımının, alan parselleme becerisinin sonucuydu. Beşiktaş ise ligin ara ara en kimin nerede oynadığı belli olmayan takımı. Özellikle İbrahim Toraman ve Ekrem Dağ’ın, her maç belli dakikalar Steven Gerrard, Frank Lampard özgürlüğünde oynadığı bölümler insanı gerçekten düşündürüyor. Özellikle onlar ilgisiz yerlerde gezerken rakip onların mevkilerinden inince kalenize.

Beşiktaş’ta orta saha peki yerinde mi? Cevap vermesi zor. Çünkü Beşiktaş orta sahası diye bir şey var mı, oradan başlamak lazım. Ernst’le Fink’in oluşturduğu mangadan çıkacak yaylım ateşe güvenir oldu Beşiktaş, ama manganın başında bir onbaşı bile olmayınca, oraya buraya taciz atışına veren takım bir komutan, en olmadı bir nişancı arayışına giriyor. Bu koca boşluğu gören takımlar da üç haftadır Beşiktaş’ı yemeye ilk göbeğinden başlıyor. Mustafa Hoca bir konuda haklı, geriye kalan onca adam ne iş yapar diyor. Ama doğru adam olmadıktan sonra, o boşluğa hakeme çaktırmadan istersen yirmi kişi doldur, bir şey olmuyor.

2-1’den sonra Beşiktaş’ın yakaladıklarının yanında, Bursaspor da öyle pozisyonlar yakaladı ki, yaptıkları ortalarda boştaki 3-4 Bursasporlu yerine topun etraftaki tek Beşiktaşlının kafasını ayağını bulması kısmetten başka bir şey değildi. Daha da Sercan’ın 46. dakika pozisyonunu, Hüseyin’in kale ağzından dışarı attığını, Korcan’ın çıkardığı bire biri saymıyoruz.
Ama işin rengi 75’ten sonra öyle değişmeye başladı ki, dedik ne nasip kurtaracak bu takımı böyle giderse, ne kısmet. Nitekim bağıra bağıra gelen ikinci gol sonrası, davul çalarak gelen üçüncü gol Beşiktaş’ın ipini çekti.

Bugüne kadar yediğinin yarısını tek maçta yiyip gitti Beşiktaş. On maçlık yenilmezlik ve Bursa önündeki seri de hakkın rahmetine kavuştu. Rakip, zirvedeki beşliden olunca, kendisine diş bileyen Bursa olunca, iş iyiden tatsızlaşıyor tabii. Ama şurası da gerçek ki, 7. hafta başında “Beşiktaş ligin ilk devresini liderden sadece 5 puan geride kapayacak” diyen herkese “Hay ağzın bal yesin” derdik. Kaldı ki şu kurgu, oyun ve yanlışların karşılığı da zaten daha fazlası değil. Devre arasına sorunları örtecek, herkesi kandıracak bir galibiyetle gitmemiş olmak da bir başka kazancı takımın.

Son olarak, hafta içi Beşiktaş-Bursa husumeti sebebiyle rakip takım taraftar yasağını devam ettiren İl Güvenlik Kurulunun kararını tepkiyle karşılayan futbolseverlere Bursa’dan bilgi: Maçta Beşiktaş tribünlerinden yükselen küfürler bir yana, Bursalı dostlardan hemen maç sonu aldığımız bilgilere göre, Bursa’da da ortalık yıkılmış. Maçı izlemek üzere bereleri kaşkollarıyla Lig TV’li mekanlara giden Bursalı Beşiktaşlıların bir kısmı maçtan sonra, önemli kısmı maçtan önce, yine sopayı yemiş, şişeler yine kafalarında kırılmış. Sırf yenilen Beşiktaş olduğu için, şehir yine kilitlenmiş.
Bursalılar bu maça gelseydi, Beşiktaşlı seyirciye de Bursa yolu açılacaktı. Son hafta o şehirde Bursaspor ile Beşiktaş şampiyonluk maçına mı çıkar, Şampiyonlar Ligi veya Avrupa Kupasına katılma maçına mı çıkar şu an bilinmiyor. Ligin ortasında buyken durum, öyle bir ortamda ligin sonunda ne olur, Bursa’da buna dair çok iyi fikir vermişler bugün.
Bu seyirci işini biraz daha zamana bırakmak lazım. Israrın anlamı yok. Yasağın, en azından daha kolay bir fikstürün olduğu bir sene sonlanması herkesin menfaatine. “Ben 5000 Bursalı gelsin isterdim” diyen Mustafa Hocam: Ben de “Ligin son 4 haftası puan kaybetmeyiz” kehanetin tutsun isterdim, maşallah galibiyet görmedik. Hepimiz işimize bakalım Hocam.

Share.

Leave A Reply