“Yaz dediler yazdım”

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Beşiktaş Kayserispor maçı öncesi çıkan olaylarla ilgili bir yazı da Fanatik gazetesi yazarı Cem Dizdar’dan geldi.

Dizdar, yaşadıklarını, Siyah-Beyazlı taraftarların isyanını şöyle kaleme aldı;

“Öfkeli insanlar “Yaz bunları, yaz” dedi, yazıyorum… Onlar için…
– Abi, biz ne yaptık. Güle oynaya geliyorduk stata birden vurmaya başladılar. Gaz sıkıyorlar abi, kimseyi göremiyorsun…
– Hocam, küçücük çocuklar vardı aramızda, kadınlar. Kaçamıyor kimse o kalabalıkta biz de mecburen giriştik, kendimizi korumak için..
– Cem bey, 53 yaşındayım ben böyle zulüm yaşamadım. Kaldık ki ben ters yönden Kabataş’tan geldim statın önüne. Nefes alamıyordum.
– Abi, kim ne yaparsa yapsın yine geleceğiz bu stata, dövseler de, yaksalar da geleceğiz, bunu böyle bilsinler…
Bunlar sadece stata girmeden duyduklarımdı. İçerdekilerin öfkesi dışarıdakilerden beter, biri gidip biri geliyordu; “Abi yazın bunları, söyleyin televizyonda…”
Bir genç yaklaştı yanıma gözleri hala nemli ama daha soğukkanlı, alçak ve kontrollü bir sesle konuşuyor; “Tabii çoğu ilk kez yaşıyor bunları, başlarına ilk kez geldi. Belki 1 Mayıs’ta işçilerin, memurların, bizlerin yaşadıklarını bir nebze olsun anlamışlardır.”
Maça ya da bir gösteriye giden kalabalıklarla polis arasındaki ilişki, bir “koruma”, “kollama” ilişkisidir.
Fanatik’teki o fotoğrafta polislerin kollarında tuttuğu o gence, uçan tekmeyi yapıştıran polis, o anda kimi, o çocuktan koruyordu ki?
Ya da zaten kontrol altına aldıkları o genci, kollarına giren polisler karateci polisten koruyamıyorsa, kimden koruyabilirlerdi ki?
O çocuk bu hayatta kime güvenecek, hangi hukuka sığınacak, kimden yardım isteyecek ki?
Ya o futbolcuların ellerindeki “küçük polisler” ve taşıdıkları teşkilatın kuruluş yıldönümünü kutlayan pankarta ne demeli? Bu ülkede yaşamak gittikçe komik ve acıklı bir hal alıyor.
Bir düşünün, o maçı Kayseri kazansaydı, o atmosferde, o statta neler olurdu?
Bir düşünün, bir gazeteci televizyon ekranlarına, “Polis de gaz sıkmak zorunda kaldıysa, saygı duymak gerekiyor” diyorsa, yazılacak ne kalır geriye?
Bir düşünün… Çocuklarını hiç acımadan sopadan geçiren bir ülkede, eğlenmek isteyen binlerce insanını kimyasal gaza boğan bir ülkede, bir futbol maçından kocaman bir düşmanlık yaratan bir devletin avuçlarının içinde, mutlu olmak, yarına umutla bakmak mümkün mü?”

Share.

Leave A Reply