Currently set to No Index

”Onlar beni mahkemeye vermezse, ben onları vereceğim”

Pinterest LinkedIn Google+ Tumblr +

Beşiktaş eski yöneticisi Şafak Mahmutyazıcıoğlu açıklamalara devam ediyor, katıldığı bir Instagram canlı yayınında ilginç açıklamalarda bulundu. İşte Mahmutyazıcıoğlu’nun açıklamaları:

MAKBUZ KONUSUNDA GEMİLERİ YAKTIM
Makbuz konusunda en son ben program kesildiği için tweet attım ve bir zaman verdim. Bekliyorum ve buradan da Emre’ye sesleniyorum. Emre, beni ciddiye almıyorsan ciddiye al kardeşim. Şafak’ın kursağından 1 lira geçti mi geçmedi mi, bu konuda Emre’den açıklama bekliyorum. Detayını anlatıp anlatmamak kendi bileceği iş ama çıkacak bunu konuşacak. O konuşmazsa ben gidip elimdekileri Cumhuriyet Savcılığı’na vereceğim, diyeceğim ki ben verdim. Bu işin de aslı bu. Altını çiziyorum, burada ben de zarar göreceksem göreceğim ama artık ben iki yıldır milletten hırsız damgası yemekten bıktım. Benim iki tane çocuğum var. Hiç bilmediğim bir konuda onların lafıyla Beşiktaş’ın menfaatine olacağına inandığım bir şey yaptım, ben hırsız oldum. İki senedir susuyorum, bir Allah’ın kulu bu işte bu çocuğun menfaati yok demedi. Ahmet Nur Çebi çok iyi biliyor. Ahmet Nur Çebi’nin “Şafak’ın o konuda menfaati yok” dediği gazeteciler bile var, isim de verebilirim. Fatih Doğan’a söylemiş ama Fatih abiye söylenmesi beni kesmiyor. Yöneticileri tarafından kamuoyuna nasıl lanse edildiyse ki servisi yapan Denetleme Kurulu üyesi Umut Şenol, gazeteciyle ilişkiyi kuran başkası, nasıl yaptılarsa şimdi çıkıp Beşiktaş camiasına “Bu işte bu çocuğun suçu yok, menfaati yok” diyecekler. Demedikleri takdirde ben bunların hepsini çıkıp söyleyeceğim. Ondan sonra hesabı nasıl verirler, belki ben de hesap vermek durumunda kalabilirim, hiç sorun değil. O konuda ben gemileri yaktım, sonuna kadar gideceğim.

AVUKATLIK KONUSU
2 milyon Euro’luk bir avukatlık konusundan söz ediyorlar. Yok, yok olduğunu ispatlayacağız ama geçiyorum. Kulüpte bir gün bir pazarlığa şahit oldum. Avukat Kemal Kapuluoğlu, önceki dönemden kalma bir avukatlık alacağından bahsediyor, iki buçuk milyon dolar. Kesinleşmiş, hacze tabi 2,5 milyon dolar alacağı var. Fikret Orman döneminden önceki dönemden. Dosya tarihleri 2012 öncesi. Pazarlıklarla bunu 600 bin dolara bir seneden fazla bir taksitle ödedik. Çünkü şahsi bir tanışıklığı vardı başkanın. Ahmet Başkan da bunu çok iyi bilir. Aslında milyarların döndüğü kulüpte bu rakamlar çok afaki rakamlar değil. Bunlara değil ama şuna takılmak lazım. Kötü niyetle mi kullanıldı, paralar nereye gitti araştırsınlar. Şu anda yönetimdeler. Mühür onlarda, artık iddia makamı değiller. Artık hesap varsa hesap soracaklar. Konuşmasınlar, algı yaratmasınlar, hesap sorsunlar. Bizim hiçbirimizin veremeyecek hiçbir hesabımız yok. Fikret Orman’a ihraç talepli dilekçeler geziyor. Sen bugün ihraç ettim desen Fikret Orman’ı Beşiktaş kulübünden kazıyabilir misin? Keşke biri teşebbüs etse. Bıraksınlar bu işleri, hesap sorsunlar.

BİR TEŞEKKÜR ETSİNLER
Ali Naibi ile uzun zamandır görüşmedim. Umut abiyi de uzun zamandır görmedim. Zaman zaman telefonla Hüseyin Mican’la görüşüyorum. Yaşından dolayı karantinada, dışarı çıkmıyor. Ahmet Ürkmezgil’le sürekli telefonda görüşüyorum. O da riskli yaş grubunda, dışarı çıkmıyor. Lafı gelmişken Fulya’da cebinden AVM yapan, bu haline getiren Ahmet Ürkmezgil’dir. Aynı Ahmet Ürkmezgil Beşiktaş’ın son iki senedir bütün para bulma sorunlarında çekip çeviren adamdır. Bu adamdan en azından hakkını vermeleri gerekir. Yönetimin en azından bu insanlara bir teşekkür etmesi lazım.

BAKANLIK SORUŞTURMALARI NASIL SONUÇLANDI?
Derneklerle ilgili sadece 2 milyonluk makbuz konusuyla ilgili bir incelemeye şahit oldum. Bir de Fikret Başkan’ın yaptırdığı demir korkuluklarla ilgili bir ekip geldi. İşin maliyetin altında yapıldığı, kulübün zarara uğratılmadığı anlaşıldı İçişleri Bakanlığı’ndan gelen iki soruşturmada. Bir de Umut Güner’le alakalı usulsüz üyelik incelemesi yapıldı, bir usulsüzlüğe rastlanmadığına ilişkin sonuca varıldı.

TROL HESAPLAR KİMİN?
Orda search var, arama butonuna bizim adımızı yazdığın zaman 2019, 2020 yıllarında açılmış, tek takipçisi olmayan, tek kişiyi takip etmeyen insanların bir dünya küfrünü görüyorsunuz. Biz kendimize mi küfür ettiriyoruz? Arama butonuna Erdal Torunoğulları yazdığınız zaman aynı hesapların “Erdal Başkan kurtar bizi, transfer sihirbazı” yazdığını görüyorsunuz. Hesaplar aynı hesaplar. Anlamamak için eşek olmak lazım. Bizim trol hesaba verecek paramız da yok. Bu hesaplara kulüp kasasından aylık 7000 TL verildiği iddiaları var. Kulüp şu anda bu insanlarda. Böyle bir iddiaları varsa, camiada böyle bir iddia varsa bunu cevaplamak yönetimin işi. Kulüp kasasından verilen her kuruş kayıt altında. Kayıtları çıkarsınlar koysunlar.

Ben kendimle alakalı Denetleme Kurulu’na otopark iddiasını, makbuz konusunu araştırın, benle ilgili şaibeli konu ne varsa araştırın diye dilekçe verdim. Trol dediğiniz konunun hiçbir tarafında yokum. Üstüne alınan varsa gitsin versin. Bunun için bir havuz oluşturduğumuzu söylüyorlar. Havuz olduğuna göre parayı kendi cebimizden vermişiz. Parayı kendi cebimizden verdiysek istersek trol hesap da tutarız diyeceğim ama yapmadık.

KULÜPTE MAAŞLI İŞE ALMIŞLAR
Beşiktaş’ta her şey yolunda giderken, takım şampiyon olmuşken Fikret Orman kendi parasıyla tatile gitti diye takımı bıraktı Mykonos’a tatile gitti haberleri çıkaran bir hesap vardı. Adam takımı şampiyon yapmış, kendi cebinden tatile gitmiş. Ben bu hesabın başında kim var biliyorum ama ismini vermeyeceğim, kimseyi meşhur etmeye niyetim yok. Duydum ki bu çocuğu kulüpte işe almışlar. Trol kimlerin işiymiş? Fikret Orman, Şafak tatilde tweetini ilk kim atmış bulun. Sanırsın kulübün teknesi, kulübün parası. Kendi teknem, kendi param tatile gitmişim kime ne? O gün ilk nifağı serpen sosyal medya hesabı bugün kulüpte sigortalı çalışan olmuş. Trol dediğin mafya gibi bir şeydir. Bugün sen para verir birine yönlendirirsin, yarın onlar bir kuruş fazla verir o hesaplar senin üstüne gelirler. Biz bu işlere girmeyiz, girsek bugün bu noktada olmazdık. Bilemedik bu işin bu kadar etkili olduğunu.

ONLAR BENİ MAHKEMEYE VERMEZSE BEN ONLARI VERECEĞİM
Somut soruya cevap veremiyorlar, hala algı yapıyorlar. Somut soru primleri alıp ne yaptın, ne oldu primler? Tesislerdeki çalışanlara dağıttım diyorlar. Prim dağıtacaksa karar alır resmi hesaplarına yatırırsın. Niye alıp cepten dağıtıyordun, sen bunlara cevap ver. 600 bin + KDV’lik fatura senin işin diyorum, buna cevap veren yok. Kaybettiğim dava varsa bunların hesabını yine sor ama benim sorularıma cevap veren yok. Başkan cevap verdi diyorlar, ne cevap verdi? Cevap 30 saniye değil, “faturanın altında Fikret Bey’in imzası var, Fikret Bey’e sorun.” Varsa biraz vicdan, kimin imzası olduğunu boşversin. Faturayı kesen şirket kim? O para bankadan çekildiği gün kime gönderilmiş, bana bunları anlatsın. Onlar beni mahkemeye vermezse ben onları vereceğim. Ben bunların hepsini mahkemeye taşıyacağım, bekliyorum şu anda. Hepsine süre verdim bekliyorum ki bir delikanlılıkları tutar, dava açarlar diye. Yapamayacaklarını çok iyi biliyorum da, onlar gidemezse mahkemeye ben gideceğim.

Paylaş:

Bir Yorum Yaz