Hürser Tekinoktay’dan teşekkür yazısı

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Fulya davasının kazanılmasında en büyük emek sahibi olan Beşiktaş divan ve kongre üyesi Hürser Tekinoktay, davanın ardından bir teşekkür yazısı kaleme aldı.

Tekinoktay’ın kişisel internet sitesinde yayınlanan “Bu teşekkürü borç bilirim” başlıklı yazı şöyle;

“2005 Yılında Fulya’da olup bitenler konusunda beni biraz olsun bilgilendiren kadim dostum Turizmci / Gazeteci Cem Polatoğlu’na,

2006 Yılında konuyu BirGün gazetesinde yazmaya başladıktan sonra Fulya’nın bu hale gelmesinin baş sorumlularından olan dönemin belediye Başkanı İsmail Ünal’ın yazılarımın yayından kaldırılmasını istemesine rağmen BirGün gazetesinde buna karşı direnen Sn. Esra Kahraman’a,

Spor yazıları yazmama teşvik eden ve Fulya Projesi’ni araştırmama korkusuzca ve kaygısızca destek olan dönemin BirGün Gazetesi spor müdürü olan kadim dostum rahmetli Alp Can’a,

Fulya ile ilgili her türlü teknik ve imar bilgisine haiz olup benim bilgilenmemi sağlayan eski Beşiktaş Belediye Zabıta Amiri kamu yöneticisi ve Beşiktaş kongre üyesi olan dürüst insan Asım Kantoğlu’na,
Fulya’da olan sihirbazlıkları ortaya çıkaran ve destek olan, Süleyman Abi zamanında Beşiktaş’ı tesis zengini yapan eski dönemlerin sporcu ve halkçı belediye Başkanı Sayın Ayfer Atay’a,

Fulya Projesi konusunda ve BJK’de meydanı boş bulanların tespit edilmesi konusunda yıllarca beraber yayın partnerim olan Radyospor yayın yönetmeni değerli dostum Barış Ertül’e,

Yine aynı radyoda ve daha sonra NTV spor radyoda işinden kovulma pahasına (ki genel kanı öyle olduğu yönündedir) gazetecilik anlayışını namusu ve ahlakı ile yapan Türkiye’nin en iyi radyocusu Bülent Yüksel’e,

Yine programlarında bu konulara destek veren radyocu Hüseyin Özkök’e,

Fulya projesinde ve çilekli çim sahasındaki kamu menfaatine olan gayretleri ve en azından Çilekli çim sahasının hala spor alanı olarak kalmasında büyük emekleri olan dönemin CHP grup Başkan vekili sayın Kemal Akar’a ve Meclis üyesi sayın Necati Avcılar’a,

Olup bitenlerin ortaya çıkması için dürüst ve namusu ile büyük destek veren gazeteci Atilla Aksel’e,
Davayı açmaya karar verdiğimi söylediğimde yanındaki bir sürü çirkin düşünceli insana rağmen bana coşku ile destek olan son ve gerçek Beşiktaş Başkanı rahmetli Süleyman Seba’ya,

Bana güvenen ve destek olan Süleyman Seba’nın yeğenleri ve Murat Gücü Geçgil’e,

Davayı açmak için bila-bedel BJK için vazife alan büyüğümüz, Olimpiyat disiplin komitesi görevlisi eski sporcumuz Sayın Tekin Bilge’ye,

“İbra etmemek hainliktir” diyen ve beni tahrik eden eski divan Başkanı ve yöneticileriyle birlikte, “İnşaattan anlamıyorsun” diyen Skandallardan sorumlu yönetici İlhan Durusoy’a,

Yine 2007 yılı sonunda bana “Fulya’yı mali kongre geçene kadar konuşmasın” diye aracı gönderip (M.T.) bana gözdağı vermeye çalışan Yıldırım Demirören’e,

Bütün olan bitenleri samimiyetiyle anlatan ve benim olan biteni net bir şekilde öğrenmemi sağlayan Fulya’nın müteahhiti Yaşar Aşçıoğlu’na,

8 yıla yakın tüm duruşmalarına kendisinden fazla katıldığım ve son final duruşması sonrasında kendi deyimiyle karşılıklı gerginlikler yaşadığımız ve “bu dosyanın/davanın benim için ayrı bir yeri var” diyerek yaşadıklarını dile getiren hakim sayın Ayşe Kurtoğlu’na,

Mahkemeye sunduğum 25 üzeri belgeyi bana sağlayan ismi bende saklı değerli namuslu dostlarıma,
Konu ile ilgili gerçekleri cesurca ve sağduyu ile yazan Beşiktaş Postası ve değerli editörlerine,
Davaya inanıp büyük mücadele gösteren eski sporcularımıza ve müdahil olan Ozan Biber’e,

Davanın son bölümlerinde davaya vekalet isteyen yine eski sporcumuz Aker Çıtak’a,

Kendisini hiç görmememe rağmen davaya İstanbul dışından müdahil olma talebinde bulunan kongre üyelerimiz Mehmet Terzi’ye, Süleyman Seba döneminde görev yapan eski BJK genel sekreteri ve divan üyesi Sayın Haluk Şahbaz’a, son duruşmada davaya inanarak yine davaya müdahil talebinde bulunan Çağrı Göksel,  Sezgin Gülnar, Sami Kılıçoğlu ve yıllardır Almanya’dan gelip duruşmalarda hazır bulunan Cem Akça’ya,

Yine son duruşmada davaya gönüllü gelen genç Beşiktaşlı avukatlar Ahmet Baştürk, Enes Aran, İbrahim Özcan ve Yasin Akbaş’a,

Bu süreçte gerek radyo yayınlarıyla beni tanıyıp destek olan sporseverlere,

Yine dava süresince konuyu takip eden ve bana inanarak destek veren yüzlerce- binlerce gerçek Beşiktaşlı tüm dostlara,

Eski bir emniyet müdürü olarak devlet ve vatandaşın haklarını kavramalarını bana aşılayan rahmetli babama, beni doğrudan ayrılmamayı aşılayan değerli anneme,

Bu ve tüm süreçte bana inanan her şekilde destek olan değerli dostum Fuat Yaman, Müslüm Gülhan ve manevi babam rahmetli Savaş Atila’ya,

8 yılda 10 Bin üzeri inceleme yaptığım sayfa ve belge yüzünden kendilerini bir çok zaman yalnız bıraktığım eşime ve kızıma,

Derin bir teşekkürü borç bilirim.

Sizlerin sayesinde, Kazanan Beşiktaş, Türk Sporu, Vatandaş ve hakları olmuştur …”

Share.

Leave A Reply