“Güçlü başkan takır takır hakkındaki iddialara cevap verir”

Pinterest LinkedIn Google+ Tumblr +

Beşiktaş’ın eski başkan adaylarından Divan Kurulu üyesi Hürser Tekinoktay siyah beyazlı kulübün gündemi hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı.

“Fikret Orman’dan sonra yönetim farklı bir tribün yapılanmasına girdi. Biz eski kapalı ruhunu istiyoruz. Deplasmana gelenler daha güçlü bağırıyorlar, stadın akustiği bozuk. Tamamen oradaki kültürü zedelemeye yönelik bir yapı.

1000 oyla kazansalardı da elektrik faturası ödeselerdi

12 Mayıs seçimlerinde olağan seçim olmasına rağmen 400 küsür kişi geldi, bir sonraki olağanüstü seçimde 8500 kişi geldi. O 4500 kişi nereden çıktı? Biz ilk kongreye gelmeyen o 4000 kişiden kaybettik. Genel kurulun yapısı bozulmuş. Orada sporcuların, kombinelilerin olması lazımken hayatında Beşiktaş maçına gelmemiş kişilerin olduğu bir yer. Özgür, bağımsız bir seçimde sanıyorum kaybetmezdik. Hazır kıtalar geldiler, otellerde yatıp balolara gittiler. Balolara o paraları harcayanlar sonra elektrik faturası ödeyemediler. Keşke 5000 değil 1000 oyla kazansalardı da elektrik faturası ödeselerdi.

Beşiktaş’ın yeni kurulduğunu sandılar

Ben kendime güçlü başkan demem. Beşiktaş’tan daha güçlü bir kurum yok. Siz kendinize güçlü dediğiniz zaman Beşiktaş’ı küçük düşürüyorsunuz. Bu arkadaşların hepsi Beşiktaş’ı sıkıntıya dğşürecek şekilde yönettiler. Beşiktaş’ı o kadar kötü yönettiler ki Beşiktaş’ın yeni kurulduğunu sandılar. Beşiktaş Cumhuriyetten eski, asırlık kulüp. Beşiktaş’ın başkanlık koltuğu zaten güçlü, orayı dolduracak başkan lazım. Güçlü başkan Beşiktaş’ın yapısına uygun değil, güçlü başkan takır takır hakkındaki iddialara cevap verir. Bak Ali Naibi tek prim almış, naylon fatura dedin bak faturalar burda der. Biz mahkemeye veriyoruz, ona da tavsiyem mahkemeye versin, restoran önermiyorsunuz ki. Güçlü Başkan Şafak’ın söylediklerinin hepsine belgeyle konuşur. Birisi konuştuğu zaman susuyorsan o işin gazı kaçar.

Ahmet Nur Çebi’yi desteklemem

Aday olmasam Çebi’yi desteklemezdim, Beşiktaş’ı iyi temsil edeceğine inanmıyordum. Adalı’yla son seçimde kapıdan girerken el sıkıştık. Camianın size karşı vefa borcu var dedim, adam Demirören yüzünden hapis yattı. Beşiktaş ismiyle bi insanın bu duruma gelmemesi lazımdı. Oyu size mi atayım kendime mi atayım diye düşünüyorum dedim, sarıldı bana. Adalı iyi bi insan. Demirören döneminde bir sürü iyiliği suistimal edilmiş. Seçim günü “ben sizinle kazanırsam da görüşmek istiyorum, her şekilde birbirimize destek olalım” dedi. Çok samimi enerji alıyorsunuz. Ben yarışa girmesem Adalı’ya oy verirdim. Camia bizim camiamız, başarılı olması için elimizden geleni yapardık.

Transferleri futbol takımının başkanı olan Erdal Bey’e sormak lazım. Orada da bir enteresanlık var. Dün Samsunspor’un kalecisiyle ilgili bir şey okudum. Futbol A.Ş Başkanı Nurullah için görüşmeler yaparken Başkan Fabri için nabız yokluyor. Erdal Torunoğulları bu durum sorulduğunda “Başkanın kendi tasarrufudur” diyor. İkisinin birbirlerinin görüştüklerinden bile haberi yok demek ki. Futbol başkanı Erdal Torunoğulları ise Sergen Yalçın’la birlikte komite kurup transferi onların yapması lazım.

Hepsi birbirinin devamı

Adalı önceki yönetimle 6 ay çalıştı, bence hiç çalışmaması lazımdı. İçerde parası da kalmıştı. Sonra gelen tüm yöneticiler bir koyup iki aldılar. 5,6 verip 11 milyon geri alan yönetici var. Adalı’nın içerde sürekli küçülen bir parası var. Belki onu almak için girdi. İçerde olmaan parayı alamıyor.Parasını almak için Orman yönetimine girdiyse bir şey diyemeyiz. Adalı Fikret Orman’la 6 ay çalıştı. Bunların hepsi Fikret Orman’la daha çok çalıştı. Adalı’ya Fikret Orman’ın devamı diyemeyiz. Adalı’ya devamı dersek Çebi, Gocay, Dalgakıran, Urgancılar ne? 7 yıl önce denetim raporlarını toplamaya başlamışlardı, hala açıklamadılar. Adalı’ya haksızlık etmemek lazım. Bizim ekibimiz hiçbir zaman bir yönetimde yer almamış tertemiz insanlardı. Son seçimde dansöz gibi hem Adalı tarafına hem Çebi tarafına gidenler oldu. Biz dümdüz aynı yerde duran insanlar olarak kaldık. Onların hepsi birbirlerinin devamıdır. Adalı’ya orantısız laf gittiyse seçim ortamında olur öyle şeyler diyelim.

Altyapıdaki oyuncunun menajeri Beşiktaş’tır

Altyapının fabrika gibi iyi bir üretim merkezi olması lazım. Her yaş düzeyinde pilot takımlarımızın olması lazım. Biz Dardanelspor’la anlaşmıştık, yurtdışında da 2-3 takımlarımız vardı.

Fikret Orman döneminde altyapıyı teslim ettikleri menajerle Dorukhan’ın menajerinin arkadaş olduklarını duydum. Altyapıda çirkin işler var. Altyapıdaki oyuncunun menajeri Beşiktaş’tır. Metin imzalarken menajer mi vardı? Beşiktaş yetiştirir satar, evlatlarını yurtdışına kendisi pazarlar. Başka bir aracıya ne gerek var? Altyapıdaki çocuklardan imza alınıp menajerlik hikayelerinin yapılması skandaldır. Kulübün batma sebeplerinden bir tanesi budur. Sergen’le sözleşmeimzalarken araya menajer sokmuşlar. Sergen gelir boş mukaveleye imza atar, ne menajeri? Hiçbir futbol modeli kurmadılar. Altyapıyı, üstyapıyı her yeri menajere teslim ettiler, bir tek yöneticilerin menajeri yok.

Kulüpten maaş alan gazeteciler

İsimlerini söylemeyeyim, bazı gazeteciler yıllardır kulüpten maaş alıyormuş. Basın dışardan yöneticilerin özel kalemi gibi yayın yaptığı için Türk futbolu bu halde. Gazeteciler yöneticiler için algı yapıyor. Ne yaptılarsa çıksınlar kendileri açıklasın yöneticiler. Kendi söyleyemedikleri şeyleri gazeteciye söyletip nabız ölçüyorlar, tepki alırsa vazgeçiliyor.

30 bin kişilik kasaba değiliz

Asıl davamız kongre üyeliği projesi. Bu kulübün içerideki rant hesabı olan azınlıktan kurtulmamız lazım. Özellikle kombine kart sahibi gerçek Beşiktaşlıların üye olması lazım. Ne zaman 40-50 bin üyeyle kongre yaparsak o zaman kongre temizlenir. İlk 3 sene 100, sonraki 3 sene 200 bin hedefimiz vardı. Biz Benfica, Barcelona gücündeyiz, Hoffenheim gibi 30 bin kişilik kasaba değiliz. Genel kurulla ilgili yapmamız gereken bu olmalı.

Fikret Orman’ı savunanlar şimdi arkasında konuşuyor

Fulya davasını biz açtık diyen yöneticilerin kendileri temyize gitti. Şu anda ıvır zıvır işlerle uğraşıyorlar. Mevcut başkan zamanında 110 milyon zararımız var dedi, sonra itiraz etti. Ben orada savcılığa gitsem Ahmet Nur Çebi yalan beyandan ceza alırdı. Yalçın Karadeniz Yıldırım Demirören’i aklamak için mevcut yönetimin temyize gittiğini söyledi, ihraç edildi. Fikret Orman’ın kulübü istediği gibi yönetebileceği bir düzen kurması lazımdı. Yalçın Karadeniz indirildi, yerine gökten zembille Londra teammüllerinin mucidi olan Tevfik Yamantürk bir gecede göreve geldi. Üç gün önce Fikret Orman aleyhinde konuşmaya başladı, ertesi gün de ne hikmetse eski gazetelere söyledikleri çıktı. Siz dizayn edilebilecek insanlarla yola çıkıyorsanız, yarın başkası gelir onları sizin aleyhinize kullanır. Siz Fikret Orman’a her türlü desteği verdiniz, kamufle ettiniz, şimdi siz arkasından konuşuyorsunuz. Şimdi ben Fikret Orman’a eşitlik ilkesinden dolayı arkadaşlarından daha çok sahip çıkıyorum. Fikret Orman’ın arkadaşlarının ibra edilip tek başına kendisinin ibra edilmemesi yanlıştır.

Gerçeği hiçbir virüs, hiçbir bilim saklayamaz. Gerçek mutlaka ortaya çıkar. Makbuzlar, primler, bir şekilde çıkıyor. Kim kimi mahkemeye vermiş bu benim umrumda değil. 2 milyonluk naylon fatura nerede? 708 binlik çatı danışmanlığı olayı nedir? Primler tek mi alındı çift mi? Hakkında böyle bir söylenti olan Ali Naibi bugün de görevde. Tek prim mi alıyor çift mi alıyor? Beni ilgilendiren bunlar. Yönetimle Şafak’ın mahkemeleşmesi şahsi meseleleridir, bizi ilgilendirmez.

Hepsi sportif direktör olmuş

Futbol A.Ş Başkanı Samsunspor’u kalecisi için kulübüyle görüşüyor. Oyuncunun 5 yıl sözleşmesi var, Ertuğrul Sağlam’la görüşüyor. Dernek başkanı onun sözleşmesi var, pahalı gelir diye gidip Fabri ile görüşüyor. Biri bir kaleciyle, diğeri bir kaleciyle. Daha birbirlerinin görüşmelerinden haberleri yok. Sergen Hoca’nın yerine kendinizi koyun. Bu takımın kalecisini ben seçeceğim kardeşim, ben oynayacağım bu takımla. Sportif direktör modeli getirmek istiyorlardı. Hepiniz sportif direktör olmuşsunuz. Hiçbir takımda böyle bir düzensizlik yoktur. Kendi şirketlerinize eleman alır gibi Beşiktaş’a oyuncu alamazsınız.

Biz de yönetime gelsek uzun vadeli krediler alıp borç ödeyip kısa vadeli ödemeleri yaparak zaman kazanmaya çalışırdık. Ancak aynı zamanda scout ekipleriyle, altyapı modeliyle, futbolcu üretimine geçecektik. Porto, Benfica bu işten nasıl para kazanıyorsa öyle kazanacaktık. Bir oyuncuyu 50 milyon Euro’ya sattığın zaman bu parayı hangi banka verebilir? Üretim modeline geçilmesi şart.

Ibrahimoviç konusu

Ibrahimovic’i burada açıklamayacağım şekilde düşük bedellerle kazandırma düşüncemiz vardı. O gün yaşlı, sakat diyenler, adam o günün üzerine 54 maça çıktı. Biz Ibrahimovic dediğimizde dünyanın en iyi orta yapan oyuncusu takımımızdaydı: Vagner Love’un yetişip vuramadığı toplar Zlatan’a çarpar gol olurdu, biz şampiyon olurduk. Ayrıca Ibrahimovic hava alanına ayak bastığı andan itibaren biz para kazanmaya başlayacaktık. Futbolu bıraktıktan sonra da futbol modeli içinde kendisinden tüm dünyada faydalanacaktık.

Altı ayda bir kongre olmaz

Umarım erken seçim olmaz. Beşiktaş’ın kötü de olsa istikrarlı bir yönetime ihtiyacı var. Üç ayda, altı ayda bir kongreye gitmek Beşiktaş’ı kötüye götürür. Ha diyeceksiniz ki yönetemiyorlar, hesap sormuyorlar, cevap vermiyorlar. Biz savunacağız, biz soracağız. Biz peşine düşeceğiz.

Paylaş:

Bir Yorum Yaz