“Altyapıdaki çocuklara CV baskısı oluşturmak menajerlerin işidir, yarıştırmayın, eğitin!”

Pinterest LinkedIn Google+ Tumblr +

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda altyapıdaki düzeni eleştiren Beşiktaş’ın Eski Başkan Adayı Hürser Tekinoktay, Duhuliye’ye verdiği röportajda sözlerine açıklık getirdi.

Yıllarca Beşiktaş altyapısında antrenör olarak görev yapan ve birçok oyuncunun yetişmesinde katkıda bulunan Tekinoktay konuyla ilgili duhuliye.com’a açıklamalarda bulundu.

Profesyonel kulüplerin altyapılarında verilen eğitimin ilk hedefinin Genç Milli takıma oyuncu göndermek değil A Takıma oyuncu yetiştirmek olduğunu belirten Tekinoktay, altyapıların menajerlere CV hazırlama yeri olmadığının da altını çizdi.

Hürser Tekinoktay’ın açıklamaları şöyle;

Beşiktaş’ın altyapısı kuruluşundan itibaren olduğu gibi son 40-50 yıllık futbol tarihine geçmiş önemli bir altyapı oluşumudur. Yani Şeref Bey’den, Baba Hakkı’dan, Süleyman Seba’dan Yusuf Tunaoğlu’nun futbolculuğundan başlar bu süreç. “Öz kaynak” düzeni adıyla Serpil Hamdi Tüzün, Gazi Akınal, Mehmet Üstünkaya, Süleyman Seba devamını getirmiştir. Metin, Ali, Feyyaz, Sergen, Nihat, Yasin gibi sıfır maliyetle yüzün üzerinde Milli takıma üst düzey futbolcu yetiştirilmiştir. Bizim de antrenörlük yaptığımız zamanlarda, ailelerin çocuklarını Fenerbahçe’ye, Galatasaray’a göndermeyip Florya’dan, Bostancı’dan, Kızıltoprak’tan Beşiktaş’a getirdikleri herkesin gıpta ettiği bir yapıydı. Şimdi altyapımız bu özelliğini son 20 yıla yakın süredir kaybetti. Eskiden 1 yılda çıkardığımız oyuncuları 20 yılda çıkartamadık. Toplam 2-3 oyuncu ya çıktı ya çıkmadı. Buna artık kadroda yer bulmaya namzet genç yeteneklerimiz olan Rıdvan ve Kartal da dahil.

İngiltere’de alt yaş gruplarının ligi yoktur

Altyapısı sancılı olan kulüpte son dönemlerde yine bir sürü yanlışlar yapılıyor. Bir gün “Altınordu’yu farklı yendik, altyapıya yatırım yapacağız” demeci veriliyor. Bir gün U14 takımımızdaki futbolcuların Milli takıma alınmamasıyla ilgili haberler çıkıyor ve bu haberlere tepki veriliyor. Bu ortam altyapıyı ve futbol kulübümüzü yönetenlerin oluşturduğu havadan dolayı çıkıyor kanısındayım. Bu hava kendilerine göre doğru olabilir ama pedagojik formasyonun ve eğitimin önemli olduğu altyapıda bu durum farklıdır. Mesela biz altyapıda en çok gol atana takım kaptanlığını vermeyiz. Çok fazla gol atmak veya çok farklı maç kazanmak, Milli takıma gitmek A takıma oyuncu hazırlama konusunda birinci öncelikli koşullar değildir. Genç sporcular bu dönemde kaç gol attıklarıyla kaç kere Milli takıma gittikleri ile değerlendirilemez. Çünkü bunlar profesyonel kariyerleri için önem teşkil eder.

Henüz eğitim alan çocukları bu gibi baskılara sokarsanız verim alamazsınız. Gelecek ve kariyer kaygısı vermek yerine doğru eğitim vermek ve futbol kişiliğini oluşturmak gereklidir. Mesela İngiltere’de bizim ülkemizdeki gibi alt yaş gruplarının ligi yoktur, oradaki çocuklar sadece maçlarını oynarlar ama bir yarışın içine sokulmazlar. Tek amaç eğitimdir, futbolun doğrularını öğretmektir.

Muhtarın oğlu Azimet

Takımlarda eskiden gol kralı olsun şampiyonluk gelsin diye bazı oyuncuların yaşları büyütülürdü. O takımlar şampiyon olurdu ama üst seviyeye gelen futbolcular yarışma içinde gerçeği görürdü. Mesela Fenerbahçeli muhtarın oğlu Azimet vardı yaşı küçültüldüğü için hep gol kralı olurdu ama çocuk hiçbir yerde A takıma çıkamadı. Altını çizmek istediğim konu şu; futbolcuları yetiştirirken gol kralı olmak, maçları farklı kazanmak gibi kriterler son derece sakıncalıdır. Bu tavır bizim “öz kaynak” prensiplerimize terstir. Bu yaşlarda bu tip bir CV yaratmak menajerlerin stratejisi olur hiçbir eğitimcinin değil. Şu kadar kere Milli takıma gitti, şu kadar gol attı diye oluşacak kriterler bu yaş grupları için uygun değildir.
Asıl gerçek kendi kulübümüzde verdiğimiz eğitimdir. Hatta bazen milli takım trafiği yüzünden bazı futbolcuların özellikle özel eksiklikleri konusundaki gelişimlerinin bile yavaşladığı görülmüştür. Bu hassas ve teknik bir konu olduğu gibi pedagojik bir önem taşımaktadır.

Beşiktaş’ın altyapısı doğru bir yapılanma içinde değil

Doğru eğitim modelini benimsemek lazım. Serpil Hamdi Tüzün’ün, Davut Şahin’in değerleriyle ve Beşiktaş öz kaynak prensipleriyle altyapı yönetilmelidir. Aksi takdirde bu formatlara uymayan bir yapılanma zaten borçlu olan kulübümüzü içinden çıkılmayacak bir duruma sokacaktır. Şu an Beşiktaş’ın altyapısı doğru bir yapılanma içinde değildir.
Ayrıca Yönetim kurulunun da aynı bir önceki dönemlerde olduğu gibi buraya bakış açısında sıkıntı vardır. Sergen’in Beşiktaş’a döndüğü hafta, Sergen gibi 12 yaşında altyapıya gelen ve A takıma kadar yükselmiş Yasin Sülün’ün gönderilmesine kimin karar verdiğini uygulamaya koyulduğunu kimin bu karardan vazgeçtiğini anlamak mümkün değildir. Yasin, altyapıda yıllardır görev yapan, birçok futbolcu yetiştirmiş ve şu anda Anadolu’da kiralık oynayan oyuncularımızda emeği ve geniş verileri olan bir antrenördür. Hangi zihniyet bir yandan Sergen Yalçın’ı getirirken diğer taraftan Yasin Sülün’ü gönderir. Popülist yaklaşımlarla altyapıyı düzeltemeyiz. Bu ayrı bir uzmanlık alanıdır ve uzman kişiler tarafından yönetilmelidir.

Lucescu Türkiye’deki futbolcuları bilmiyor

Lucescu’nun hatırlarsanız Milli takım teknik direktörü iken elimde savunma oyuncusu yok serzenişleri vardı. O gün elinde şimdi Juventus’ta oynayan Merih, Premier Ligin gözbebeği olan Çağlar ve Shalke’deki Ozan varken “Defansın göbeğinde Ertuğrul Ersoy hariç gelecek vaat eden oyuncu yok. Diğer oyuncular hep 30 yaş üstü. Çağlar da hata yapmıyor değil. 5 tane 20 yaş oyuncu var onları da U21’e göndermeyi düşünüyorum.” Dediğini unutmak mümkün değil.

Ayrıca Milli Takıma hiç seyretmeden aldığı ve şimdi kulüpsüz olan Erol Erdal Alkan ise bambaşka bir konu.

Lucescu’nun elindeki bahsi geçen havuzun ne olduğu da enteresan bir gündemdir! Lucescu Türkiye’deki havuzu kullanacaksa belli ki Türkiye’deki oyuncuları bilmemektedir. Ve görev yaptığı sürede ülke futbolu C ligine düşmüştür.

10 milyon euroluk havuzla işimiz olmaz

Basında yer aldığı gibi Brezilya havuzundan oyuncu bulunacaksa o zaman Brezilyalı bir sportif direktör getirsinler. Diğer yandan Lucescu’nun havuzu dedikleri Shaktar’da bugün Lucescu orada olmamasına rağmen hala 12-14 arası Brezilyalı futbolcu var. Lucescu ayrıldıktan sonra 4 sezondur da Portekizli teknik direktörlerle çalışıyorlar.
Ayrıca Lucescu zamanında alınan oyuncuların bedelleri minimum 10-12-14 milyon dolarlık oyunculardı. Konu bu maliyetteki bir havuz ise bizim o havuzla işimiz olmaz.
Beşiktaş’ın futboldaki alt ve üst yapılanmasının tamamı üretim, yurt içi ve dışında iyi bir scout ağı, doğru eğitim, doğru bir futbol işletme modeliyle olmalıdır.
Ve bunların hepsinde liyakat esastır. Aksi takdirde içinde bulunulan mali sorunların çözümü mümkün değildir.

Paylaş:

Bir Yorum Yaz