“Krampon giyip oynamak istemiyorum, çocukların da morali bozulacak”

Pinterest LinkedIn Google+ Tumblr +

Süper Lig’de 43 puan ile 5’inci sırada yer alan Beşiktaş’ın teknik direktörü Sergen Yalçın, yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulundu.

Siyah-beyazlı ekibi değerlendiren teknik adam, “İşimiz zor. Açık konuşmak gerekirse şampiyonluk zor görünüyor. Trabzon var, diğerleri var. Biz her maça kazanmak için çıkıyoruz. Ligi ne kadar yukarıda bitirebilirsek o kadar iyi.” ifadelerini kullandı.

Antrenmanlarda futbol oynamamasının sebebini de esprili bir dille ifade eden Sergen Yalçın, “İdmanlarda futbol oynamıyorum. Krampon giyip oynamak istemiyorum, çocukların da morali bozulacak. Onu da düşünüyorum aslında biraz.” dedi.

Yeteneğini sahaya yansıtan oyuncu aradığını belirten Yalçın, “Bizim oynatmak istediğimiz bir oyun var. Bunu, oyunculara önce mental olarak vermek zorundayız. Önce kafalar bu oyunu oynamaya yatkın olmalı. Oyuncularla bireysel ve grup toplantıları yaptık. Belli başlı oyuncularımız var. Koyuyorsun oyuncuyu, atletik bir oyuncu, çabuk oyuncu ama yansıtmıyor sahaya. Sonra diyoruz ki bu oyuncu yetenekli oyuncu. Ne yapayım yetenekli oyuncuysa? Bana sahada iş yapmıyorsa anlamı yok ki.” şeklinde konuştu.

Sürekli olarak hücum yapan bir takım olmak istediklerini belirten Sergen Yalçın, “Zaman zaman dönüşlerde sıkıntı yaşayabileceğimiz bir oyun da oynuyoruz aslında. Risk alıyoruz. Hücum yapan bir takım olmak istiyoruz, sürekli kovalayan, sürekli arayan bir takım olmalıyız. Zaten 90 dakika pres yapamazsın. Oyuncuların performanslarını yükseltmek zorundayız.” dedi.

Beşiktaş’ın çok uzun zamandır böyle bir birliktelik yaşamadığına vurgu yapan Yalçın, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“20-25 milyonluk bir kitleye oyunumuzu sunuyoruz. Stada 8 bin kişi geliyorsa ben işimi iyi yapmıyorum demektir. Stada seyirciyi çekmek zorundasınız. Taraftarın ilgisine minnettarım. Beşiktaş çok uzun süredir böyle bir birliktelik yaşamıyordu. Taraftar, camia, yönetim ve oyuncuların ciddi bir birliktelik yakaladığını düşünüyorum. Biz taraftara mutlu edecek bir şey sunmak için çalışıyoruz. Yoksa beni izleyeceğine evinde oturur Barcelona-Real Madrid maçını izler.”

Transfer konusunu sezon sonunda yönetimle birlikte değerlendireceklerini belirten Sergen Hoca, “Sezon sonu transfer konusuna bakacağız. Yönetim de bizi zorlayacak ama kaliteli kadro kurmak istiyoruz. Burası Beşiktaş. Şampiyon olmak zorundayız. Ne derece bu kaliteli kadroyu kurabileceğiz, onu da bilmiyoruz açıkçası. Maddi durum çok iç açıcı durumda değil, ciddi sıkıntılarda yola devam etmeye çalışıyoruz. Şampiyon olduğumuz sene de maddi olarak sorun yaşıyorduk. Oyuncular ödemeleri geç alıyorlar ama alıyorlar. 2-3 ay geçse de alıyorlar.” ifadelerini kullandı.

Adem Ljajic ile performansıyla ilgili olarak görüştüğünü dile getiren Sergen Yalçın, “Ljajic eğer istediğimiz seviyeye gelirse, bizim istediğimiz oyunu oynarsa, kullanabiliriz. Beklediğimiz oyunu oynamayan, performans vermeyen bir oyuncuyu maalesef kullanamayız. ‘Saklanıyorsun ve kaçak oynuyorsun’ diye kendisine de söyledim.” dedi.

Teknik adamlık kariyerinde ise kimseyi örnek almadığını dile getiren 47 yaşındaki Yalçın, “Açıkçası kimseyi örnek almıyorum. Herkesin çalıştığı şartlar farklı. Guardiola gelsin burada çalışsın. Herkes Klopp ve Guardiola’ya tapıyor. Fenomen oldular. Doğru mu bu? Değil. Salah ve Mane’yi ben alamıyorum. Onlar alıyor. Bana da verin 300 milyon euroluk bütçe bakalım o zaman! Löw’le çalıştım. Çok da iyi bir teknik adamdı ama Adanaspor’u küme düşürdü, Almanya’yı ise Dünya Şampiyonu yaptı.” şeklinde konuştu.

Transfer konusunda sağlıklı bir planlama yapıp doğru adımlar atmak zorunda olduklarını belirten Sergen Yalçın, açıklamalarını şu şekilde noktaladı:

“Scout ekibimiz var. Biz varız. Daha önceden takip ettiğimiz oyuncular da var ama şu an transfer yapabilecek bir gücümüz de yok. Sezon sonu da mutlaka bütçeyi düşürmemiz lazım. Önce göndermemiz sonra oyuncu almamız lazım. Sağlıklı bir planlama yapıp, doğru adımlar atmak zorundayız. Yanlış plan yaparsak kötü gidişat olur. Ağır olmalıyız. Zaten başkanla da yöneticilerle de sürekli konuşuyoruz. Mecburuz iletişim kurmaya.”

Paylaş:

Bir Yorum Yaz