Düğümden Düğüne

Gönder Pinle Telegram Tumblr LinkedIn +

Beşiktaş Postası yorumcusu Cem Top’un kaleme aldığı “Düğümden Düğüne” başlıklı yazı;

23 Nisan akşamı oynanan Akhisar Belediyespor – Beşiktaş maçı, siyah-beyazlılar açısından sezonun düğüm noktalarından biri sayılabilir. Elbette bu tespiti bugün altı puanlık farkın getirdiği atmosferde farklı bir bakış açısıyla yapıyoruz. Bana kalırsa o maçın düğümlenip çözüldüğü anlar birden fazla. Örneğin Rodallega’nın penaltıyı kaçırması akabinde topun aynı futbolcunun önüne düşmesi, Alexis – Tolga anlaşmazlığının kabarık faturasında rakibin bulduğu gol, 90.dakikada Akhisarlı oyuncu Soner’in boş kaleye yolladığı ama belki de “göklerden gelen kararla” üst direkten dönen topu ve Cenk’in beraberlik golü gibi.

Filmi geriye saracak olursak, şunu görüyoruz. Beşiktaş o maçı kaybetseydi, ikili averajı Fenerbahçe elinde tuttuğundan hiç puan kaybı kredisi olmadan Kayserispor, Galatasaray, Osmanlıspor ve Konyaspor maçlarına çıkacaktı. Ve ekleyelim, o tarihte Fenerbahçe istim üstünde görünüyordu. Bugünkü tabloda ise iki maç kala şampiyonluk için beş puan kaybedebilmek gibi devasa bir lüksü var siyah-beyazlıların. Peki, o düğüm maçından sonra ne değişti? Takım kurgusuna bakacak olursak, Alexis’in ekstrem şartlar yaşanmazsa bir daha dönmemek üzere olduğunu sandığım biçimde kızağa çekildiğini ve Andreas Beck’in ehven-i şer performansıyla on bire döndüğünü görüyoruz. Tüm bunlardan önemlisi ise Beşiktaş’ın son üç sezonda bariz biçimde yaşadığı mental toyluğun tekerrür etmediğini. Bu durumda elbette kadronun en azından omurga anlamında birlikte oynama pratiğiyle gelişim göstermesi ve teknik heyetin stres yönetimi de etken. Öte yandan şampiyonluk yolundaki rakip Fenerbahçe’nin tam aksi şekilde baskıyı kaldıramadığını ve fikstür avantajının sona erdiği ilk maçta iskambil kağıdından kule misali dağıldığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Tüm bunlar bir araya gelince makas bir anda açıldı ve Beşiktaş’a şampiyonluğa giden yolda kurdeleyi kesmek kaldı.

Doğrusunu söylemek gerekirse, Beşiktaş’ın önündeki iki maç sezon ortasına denk gelseydi hem Osmanlıspor hem de Torku Konyaspor’un siyah-beyazlılara problem yaratabilecek ekipler olduğunu vurgulardım. Mevcut durumda ise moral motivasyonun, teknik-taktik konuların önüne geçebileceğini düşünüyorum. Alınacak bir puan Beşiktaş’ı hem şampiyon yapacak hem de doğrudan Şampiyonlar Ligi’ne gönderecek. Yaz aylarında oynanacak Euro 2016 ve akabindeki Şampiyonlar Ligi ön elemeleri düşünüldüğünde, lig ikinciliğinin 2016-2017 sezonuna dair çileli bir yolun başlangıcı olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Geçmiş yıllarda sezonu erken açan ve zorlu yollardan geçen takımların uzun maratonda biyoritmlerini kaybettiğine çokça şahit olmuştuk. Bu çerçeveden bakıldığında Beşiktaş’ın olası şampiyonluğu önümüzdeki yıl için de ligdeki güçlü konumun işaret fişeği olabilir. Tabi tüm bunların gerçekleşebilmesi için takımın önündeki ilk maç olan Osmanlıspor karşılaşmasını bir an olsun rehavete girmeden oynaması gerekiyor.

Sonrası mı? Sonrası düğün.

Beşiktaş’ın takım yapısına ve kadro mühendisliğine dair altı çizilmesi gereken sorunlar elbette var ama şimdilik bu konuları düğün sonrasına bırakalım.

Malum, düğün evinde eksikler konuşulmaz.

Cem Top / Beşiktaş Postası

twitter: @cemtop

Paylaş.

Bir Cevap Yaz

%d blogcu bunu beğendi: