A Walk in the Park

Pinterest LinkedIn Google+ Tumblr +

Schuster’e beni yanılttığı için teşekkür ederim. Artık sürprizden saydığımız sonuçlardan biri oldu. Beşiktaş’ın maçları tam piyango diyordum, dün ikramiye çıktı.

İngilizce’de kolaylıkla üstesinden gelinen işler için kullanılan bir tabirdir “a walk in the park”, Türkçe’siyle “Parkta bir yürüyüş kadar kolaydı” gibi. Dün Medical Park’ta skor itibariyle böyle bir yürüyüş yaptık. Bunda da elbet hem penaltıyı vermeyen, hem küçük de olsa ofsayt içeren pozisyonumuzu kesmeyen hakemlerin faydası oldu. Ama Sivok’un yediği müthiş dirsek de karşı tarafa bir penaltı ve hatta kırmızı kart yazmalıydı, böylelikle sanki hak geçmemiş oldu gibi.

Yürüyüş sadece skor itibariyle kolaydı diyorum, zira Rüştü öyle bir maç çıkardı ki anlatmakla olacak gibi değil. Çıkardığı şuta odaklandığımız dakikadan kısa süre sonra, bir de neredeyse topla kurduğu telepati ile çıkardığı bir pozisyon var ki kalecilere ömürleri boyu üç beş sefer nasip olacak bir andır.

Şimdi önümüzde Trabzon maçı var. Ekstra motivasyon eklenmesiyle başarıyla geçilebilecek bir maç daha. Schuster’in, ortaya çalışması için ekstra bir şeylerin yüklenmesi gerekmeyecek bir makine çıkarabilmesi için artık son şansları. Bu makineye dair, önümüzdeki sezona dair ümidim var mı, kesinlikle yok. Ama hiç olmazsa bu sezonu minimum psikolojik hasarla geçmek, şimdilik en büyük dileğim. Bunun için şu ekstra motivasyonla olsun Trabzon maçına ihtiyacımız var. Varsın Fenerbahçe’yi şampiyon yapalım. Zamanında Galatasaray’ı da yapmıştık.

Paylaş:

Bir Yorum Yaz