Abdi İpekçi mezarı başında anıldı

Gönder Pinle Telegram Tumblr LinkedIn +

1979 yılında hain bir suikasta kurban giden Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi ölümünün 31. yıldönümünde Zincirlikuyu’daki mezarı başında anıldı.

Törene Abdi İpekçi’nin eşi Sibel İpekçi, kızı Nükhet İpekçi İzet, İpekçi ailesinin avukatı Turgut Kazan, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu, Kanal D Haber ve Haber Programları Grup Başkanı Mehmet Ali Birand, Milliyet Gazetsi köşeyazarları Melih Aşık, Ferai Tınç, Sedat Ergin, Derya Sazak, Kadri Gürsel, Gazeteci Mete Akyol, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve İpekçi’nin sevenleri katıldı.

SİBEL İPEKÇİ’NİN GÖZYAŞLARI

Eşinin 31. ölüm yıldönümü için Zincirlikuyu Mezarlığına gelen eşi Sibel İpekçi, tören başlamadan önce gözyaşlarına boğuldu. Kızından destek alan İpekçi, Mete Akyol’un ” Sibel Hanım her zaman en güçlü sizdiniz. ” cümlesine evet dercesine başını salladı.

DERYA SAZAK’TAN AĞCA SORUSUNA TEPKİ

İpekçi’nin anma törenine katılan Milliyet Gazetesi köşeyazarı Derya Sazak ise,” Bu suikast dosyalarının son gelişmeler ışığında yeniden açılması gerekiyor. ” dedi. ” Önümüzde 30 yıllık bir süre var ” diyen Sazak, ” Bu 30 yıllık süreci siyasi cinayetler, gazeteci cinayetleri, aydın cinayetleri bağlamında yeniden tartışmak gerekiyor .Onun için biz gazetecilere hepimize düşen görev de bu suikastların arkasını bırakmamak, gerçek failler ve arka plandaki siyasi örgütlenmeyi açığa çıkarmak gerekiyor.Derin devlet bunun hesabını vermedi. Ağca’yı kaçıranlar Susurluk’ta karşımıza çıktılar. Bu 12 Eylül sonrası bir yapılanmayı da içine alan bir süreçti.Onun için 12 Eylül öncesi ve sonrasındaki bu dosyaları yeniden açmalıyız. Dün Başbakan Abdi İpekçi ile ilgili birşeyler söylüyordu ama onlar parlamentoda. Siyasi sorumlulukları var. Aynı şekilde CHP’ye de düşüyor bu sorumluluk.Onu için siyasi sorumlular bu davaları bu dosyaları açmaktan kaçınmamalılar. ” dedi.
Sazak, bir gazetecinin ” Ağca kamuoyuna açık mektup yayınladı ve masum olduğunu söyledi ? ” sorusuna, ” Bu bir rezalet. Siz bunları soru olarak bile yöneltmeyin. Ne masumiyeti ? Katil. Vurmuş Abdi İpekçi’yi onunla ilgili cezaevinde olduğu sırada kaçırılmış. Bir katilin hangi masumiyetinden söz ediyoruz. Sizin de Abdi Bey’in meslektaşları olarak bu soruyu yöneltmemeniz gerekir. Masumiyet lafı ne Ağca’nın ne de herhangi bir gazetecinin. O katil yakalandı yargılandı ama arkasındaki tetikçileri yönlendiren güçler yok. Biz o güçlerin peşindeyiz. Yoksa sıradan bir tetikçi. Bu Ağca takipçiliğini bırakalım. Asıl bu suikastın arkasındaki siyasi olayları takip edelim biz. ” dedi.

” BU PARANTEZ HALÂ AÇIK”
Sedat Ergin ise, ” Bu parantez hala açık. Türkiye bu açık parantezle yaşayamaz. Bu parantezin kapanması gerekiyor. Bu parantez kapanmadığı sürece de Türk halkının vicdanında açık bir yara olarak kalmaya devam edecek. Hiç olmazsa bundan sonraki yıldönümlerinde Abdi Beyin kabri başına geldiğinde bizim de basın olarak bu soruları sormaya devam etmemiz gerekiyor. ” dedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, ” Son dönemdeki gelişmeler nedeniyle bugün de 1 Şubat 1979 gününde olduğu gibi üzgünüz ve kızgınız. ” dedi. Erinç, ” Zaman zaman devleti yönetenlerden Abdi Bey’in katillerinin bulunması için soruşturma yapılabileceği yönünde açıklamalar geliyor. Bu çok geç bir yaklaşım olmuştur. Çünkü geçen yıl Abdi Bey’in dosyası zamanaşımı dolayısıyla kapatılmıştır. ” dedi. Erinç, basında şiddetin ve adam öldürmenin kutsallaştırıldığını ve bazı işadamlarının çıkar sağlamak için yapılan girişmleri kınadığını belirtti. Kanal D Haber ve Haber Programları Grup Başkanı Mehmet Ali Birand ise, ” Beni ilgilendiren Mehmet Ali Ağca’nın ne yaptığından çok Abdi İpekçi’nin defterinin açılıp doğru dürüst kimin ne yaptığı ? Çünkü tetiği çeken Mehmet Ali Ağca . Ben de onun olduğuna eminim. Ama o tetiği çektirenler kim. Asıl bulunamayan o. Bu hem adaletim hem de polisin bir yüzkarasıdır. Bu temizlenmediği sürece de bizim polisimiz şöyledir böyledir kimse demesin daha iyi ” dedi.

” BU ÜLKEYİ YÖNETENLER ÇOK İYİ BİLİYORDUR. O TUĞLALARLA OYNANSIN ”
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ise, olayların hala çözülemediğini söyleyerek, ” Mehmet Ali Ağca’nın kardeşinin söylediği şeyler vardı. Onların araştırılması lazım. Başbakanın etrafına bakın demişlerdi. Ne demek istemişti ? Başbakanın etrafında kimler var ? Bunların hepsinin araştırılması gerekiyor. Karanlık olayları yani faili meçhul cinayetleri aydınlatacağım diyen Başbakan’a da seslenmek gerekiyor. Faili meçhul cinayetlere kurban gitmiş olanların tamamı solculardır. Aynı kesim şimdi darbecilikle suçlanıyor. Sayın Başbakanın kadrosundaki bakanlardan 8 tanesi 20 yıla yakın süredir bu ülkeyi yönetiyor. 20 yıldır bu ülkede faili meçhul cinayetler oluyor. Sonra döneceksiniz İsmet Paşa’yı sorumlu tutacaksınız. Türkiye’de bazı karanlık odaklar aydınlatılmak isteniyorsa, Sayın Abdi İpekçi ve ona benzer aydınların Uğur Mumcu’ların faili meçhullerin çözülmesi gerekiyor. Bu imkan da sayın Başbakanın iktidarında var. Buradan başlarsa biz de memnun oluruz. ” dedi. Tekin, Güldal Mumcu’nun Mehmet Ağar’a söylediği ” Bir tuğla var. Bu tuğlayı çekerseniz . Bu cinayetler aydınlanacak ” sözlerinin sorulması üzerine, ” Bu tuğlanın ben nerede olduğunu bilsem… Bu ülkeyi yönetenler çok iyi biliyordur. O tuğlalarla oynansın. Bir daha bu ülkede de faili meçhul cinayetler olmasın istiyoruz ” dedi.

“MAHKÛMİYETİMİZ SONA ERMEDİ. ÖZGÜRLEŞEMEDİK. BURADAYIZ. BURADAYIM.”
Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi İzet , ” Bizim mahkumiyetimiz sona ermedi. Özgürleşemedik. Buradayız. Buradayım. Ben buraya suskunluk bozmak, feryat etmek, çığlık atmak için gelmedim. Eğer öyle olsa bir Hollywood filmine bir Medyapım gösterisine benzerdi. ” dedi. İpekçi , yer değiştirmeyi teklif edebileceğini söyleyerek Ağca’ya hitaben ” Ya burada benim canını aldığım sizin babanız veya anneniz olsaydı o zaman siz bana ne demek isterdiniz diye sorabilirim. Ama şimdi bunu da sormak istemiyorum. Artık öyle bir yerdeyiz ki ancak 31 yıl öncesine gidersek hep birlikte özgürleşeceğiz ” dedi. İpekçi , ” Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın Genelkurmay Başkanı ve birlik ve güvenliğimizden sorumlu bütün kurumların yöneticileri acaba bu soruların cevabını hep birlikte sakince arasak bulabilir miyiz ? ” diye sordu. Ardından da, Abdi İpekçi’nin ruhuna dua okundu. Sedat Ergin , İpekçi’nin kızıyla konuşarak, İpekçi’nin mektuplarının kitaplaştırılması önerisinde bulundu. Ergin, ” Önümüzdeki yıldönümünde sadece gelip burada olmasın. Güzel bir kitapla analım. Ben el atıyorum.” dedi.

Haber: Milliyet

Paylaş.

Bir Cevap Yaz

%d blogcu bunu beğendi: