BeşiktaşHaberSpor HaberleriVideo

Vincenzo Italiano: Salah’ı askıya aldık

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, İtalya'nın La Gazzetta dello Sport gazetesine önemli açıklamalarda bulundu

Vincenzo Italiano: Galatasaray’ı zorlamalıyız

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, İtalya‘nın La Gazzetta dello Sport gazetesine konuştu.

Vincenzo Italiano, siyah-beyazlıları yere göğe sığdıramadı:

“Sanırım Boğaz’ın karşısında, tesisimize yakın bir yerde, Anadolu Yakası’nda ev tutacağım. Evimin tesise yakın olması gerekiyor. Casteldebole’de evden çıkıp 1 dakika 40 saniyede antrenman tesisine varıyordum. Burada geçen gün 28 dakika sürdü. Benim çalışma tarzım bu, her an işin içinde olmam lazım. Ama burası gerçekten harika. Geçen gün bir yakadan diğerine geçerken beş yunus gördüm…”

Vincenzo Italiano, Beşiktaş, masalsı İstanbul ve Bologna’ya vedası… Ancak özellikle bir noktayı vurguluyor:

“Şunu net yazın: Bologna’dan ayrılmamın sebebi Napoli değildi.”

Biz de öyle yapıyoruz. Beşiktaş’taki ilk izleniminiz oldukça olumlu sanırım?

“Gerçekten üst düzey bir kulüp. Organizasyonu mükemmel, tesisleri kusursuz, atmosfer ise inanılmaz. Taraftar ilk dakikadan itibaren takımı itiyor. Böylesine ateşli bir ortamı daha önce ne görmüştüm ne de yaşamıştım. İnsanı heyecanlandırıyor. Bu akşam Midtjylland’la rövanş maçımız var. Geçersek bir tur daha oynayıp Avrupa Ligi play-off’una kalacağız. Elenirsek de Konferans Ligi elemelerine gideceğiz. Kulübün benden beklentisi Avrupa kupalarına katılmak; hangisi olduğu fark etmiyor.”

İlk maçta taraftarlar kulübede bir an bile duramamanıza şaşırdı. Tam anlamıyla “Vincenzo Italiano tarzı”…

(Gülüyor.) “Aynen öyleyim. Maç sonunda bazen bazı oyunculardan bile daha yorgun oluyorum. Yerimde duramıyorum. Buradaki başlangıç bana Bologna’daki ilk günlerimi hatırlatıyor. Kadrosu henüz tamamlanmamış bir takım, kampta çok sayıda genç oyuncu…”

O zaman ilk sezonunuzda burada da kupa gelir mi? Bologna’daki İtalya Kupası gibi…

“Umarım. Ligde ise dört yıldır üst üste şampiyon olan Galatasaray’ı zorlamak istiyoruz. Takım zaten güçlü. İki üç oyuncu daha alabilirsek çok daha güçlü olacağız.

Trossard?

“Harika! Ağustos başında gelecek.”

Salah?

“Şimdilik her şey durmuş durumda, en azından şimdilik. Ama elimizde Orkun gibi çok önemli bir kaptan var.”

Benfica’nın da sizi istediği doğru mu?

“Evet, bir görüşme oldu. Bana dürüst davrandılar ve önceliklerinin Portekizli bir teknik direktör olduğunu açıkça söylediler.”

Bologna sizi takımda tutmak için elinden geleni yaptı, doğru mu?

“Evet, bunu doğruluyorum. Rahatlıkla kalabilirdim. Ama bazı hikâyeler devam eder, bazıları ise sona erer. Artık Avrupa kupaları yoktu. Son beş yıldır sürekli Avrupa’da mücadele ettiğim için bu benim için önemli hale gelmişti. Bir de bence küçük bir döngünün sona ermesi gerekiyordu. Yeni bir nefes bazen herkese iyi gelir.”

Yani ayrılığınızın arkasında Napoli yoktu?

“De Laurentiis’le her zaman karşılıklı saygımız vardı. Onlar da tercihlerini yaptı ve çok iyi bir teknik direktör seçti. Ama tekrar söylüyorum: Bologna’dan ayrılmamın nedeni Napoli’yle anlaşmış olmam değildi. Bu kararı ondan bağımsız olarak verdim.”

Peki Roma’daki o görüşmeye gittiniz mi?

(Biraz duraksıyor.) “Bu konu artık zaman aşımına uğradı.”

Milan’a bir kez mi, iki kez mi ‘hayır’ dediniz?

“Sadece İtalya Kupası’nı kazandıktan sonra. Kariyerimdeki ilk kupaydı. Hem şehirde hem bende büyük bir coşku oluşmuştu. O duyguları yaşamaya devam etmek istedim ve bu yüzden kaldım.”

Bologna’dan ayrılmaya gerçekten ne zaman karar verdiniz?

“Avrupa’dan Aston Villa’ya karşı Birmingham’da elendiğimiz gün. Benim kafamda hep Avrupa’da oynayan bir Bologna vardı. Bu sezon bunun mümkün olmayacağını anlayınca o küçük dönemin tamamlandığını düşündüm.”

Fiorentina ve Bologna’da, oynadığınız dört finalin ardından en büyük kazanımınız ne oldu?

“Avrupa’yı tanıdım ve gerçekten büyüleyici bir yer. Kendinizi sürekli test ediyorsunuz, bir saniye bile gevşeyemiyorsunuz, kolay maç diye bir şey yok. Fiorentina ve Bologna bana kendimi gösterme fırsatı verdi. Bugün Beşiktaş gibi büyük bir kulübe gelmemi de buna borçluyum. Bugünkü Fiorentina mı? Artık benim Fiorentina’m değil. Benim için temel taş olan üç kişi artık kulüpte yok.”

italiano2 1

Bologna’dan kaç oyuncuyu istediniz? Orsolini ve Lucumi mi?

“İsim vermeyeyim. Bir ya da iki oyuncu diyelim.”

Tedesco sizi aradı mı?

“Hayır. Açıkçası bunu doğru da buluyorum. Ben de hiçbir zaman benden sonra gelen hocayı aramadım. Çünkü başkasının anlattıkları insanda önyargı oluşturabiliyor. Ona sadece şunu söyleyebilirim: Harika bir oyuncu grubuyla ve müthiş bir çalışma kültürüne sahip bir kulüpte görev yapıyor. Bu en büyük değer.”

Bologna sizde iz bıraktı. Siz de Bologna’da…

“Kesinlikle. Bazen gözlerimi kapatıyorum ve kendimi Govoni’nin omuzlarında, Milan’ı yendikten sonra Olimpiyat Stadı’ndaki 30 bin Bologna taraftarına bakarken görüyorum. Taraftarlar her zaman kalbimde olacak. Dövme yaptıran biri değilim ama öyle olsaydım İtalya Kupası’nı kesinlikle vücuduma kazıtırdım. Adeta bir film yaşadık.”

Castro artık Roma’da, Dovbyk ise Bologna’da. Ocak ayında Dovbyk’i siz de istemiştiniz, değil mi?

“Çok büyük bir santrfor. Evet, onu düşündük. Santi adına da çok mutluyum. Hem fedakâr hem yetenekli. Başarılı olacağına inanıyorum çünkü içinde büyük bir açlık var.”

Orsolini hâlâ sözleşmesini uzatmadı…

“Umarım en kısa zamanda uzatır. Takıma bu kadar katkı yapan bir oyuncunun gitmesini istemem. Ben Orsolini’siz bir Bologna düşünemiyorum, Orsolini’nin de Bologna’sız olacağını düşünemiyorum.”

Transferleri bir kenara bırakırsak, yeni Serie A sezonunda favoriniz kim?

“Milan çok iyi bir teknik direktör aldı. Ama ben hâlâ Inter’i zirvede görüyorum. Napoli hemen arkasında gelir. Bir de bence Gasperini bizi şaşırtmaya henüz bitirmedi.”

Size hâlâ ‘genç teknik direktör’ denmesi, sanki tecrübesizmişsiniz gibi algılanması rahatsız ediyor mu?

“Hiç ama hiç etmiyor. Sonuçta daha yaşlanmadım ki…”

Dikkati Çekenler

Başa dön tuşu