Schuster, görüntüde bu seneden 200 bin Euro hibe edip, geride ise bunun 300 katı kadar maddi, ölçülemeyecek derecede manevi hasar bırakıp gitti. Görevdeyken de eğlenceliydi ortalık, ama gidişi sonrası okumakta olduklarımız komedya tadı verdi. Bazılarımızdaki kompleks düşündürücü. Avrupalının Osmanlı sonrası Yeni Türk’ü sokmak istediği şekil, belli...
İki yıla geliyor. Bununla beraber 100 yazı olmuş Beşiktaş’la yürüdüğümüz. Ne kadar az mutlu günümüz olmuş. Canımız demişiz, canımızı en çok canımız yakmış; kanımız demişiz, siyah beyaz akmayı bırak, damarlarımızda donmuş. Site editörümüzle konuşuyoruz geçen hafta, dedim ki “Ne kadar formsuz, ne kadar kötü olursan ol, ne kadar sakatın,...
Maçtan önce “4-0 olur mu” diyorduk, “Neden olmasın” dedi Dinamo. Schuster’in Ertuğrul’dan farkı, 8’i iki taksitle yedirmek oldu. Kendi sahasında 4 tane yiyip rövanşa çıkan takımdan ben şunları bekledim maç öncesi: 1) O kadar bedava goller yemişsin ki ilk maç, bunları çıkarmak için senin de öncelikle 1-2 bedava gol bulabilmen lazım rövanşta....
Taraftarlık zor iştir. Bağırmak kolaydır da, neye, kime, ne zaman, ne diye ve nasıl bağıracağını bilmek beyin ister. Beyin olmayınca her iş gibi taraftarlık da güçleşir. Dinamo maçında İbrahim Üzülmez diye bağıranı ıslıklayıp, kendisine çok ihtiyaç olacak ikinci maça çıkmamak için 90’da kasıtlı tekmeyle kırmızı gören Quaresma’yı soyunma...
“Önümüze gelene yenilelim, hiç dert değil, takımımızda bir sürü ünlü var, ben ona bakıyorum” diyen var mı içimizde? Böyle bir soruya “Ben!” diyen varsa, çok açık söyleyeyim, gitsin Real’i Barcelona’yı tutsun. Her tarafları star, hiç olmazsa başlarında da adam gibi bir teknik direktör var, bizim yenildiğimiz kadar da yeniyorlar. Beşiktaş önümüzdeki...
İnönü’de maç oynanmadı, yine piyango çekildi, sonuç için tıklamanıza gerek yok, başlıktan veriyoruz, beraberlik çıktı. “Bu hafta Karabük maçını yine ‘Bakalım bu sefer ne olacak’ diyerek piyango çekilişi gibi bekliyoruz.” diye bitirmiştim geçen hafta. Ne oynadığında kazanma garantisi var çünkü Beşiktaş’ın, ne de ona gelene kadar oynayıp...
Basın da mutlu olmuştur, kalmamıştı artık yeni bir şey, büyük sıkıntı baş göstermişti, kurtaran Fernandes oldu. Mustafa Denizli’nin hasta olduğu dönem, “Hocam sen hep böyle telefonla katıl maçlara, daha iyi olacak gibi” demiştim başarılı sonuçlar sonrası. Schuster yokken de farklı olmadı. Bu takıma hoca yaramıyor. Takımın sahaya daha dengeli...
Hiçbir şeye değil ama, şu basına yine “Beşiktaş Belediye’nin açtığı çukura…” esprisini yaptırdık ya, ona yanarım… Siyah-Beyaz forma ile turuncu renk arasında bir enerji uyumsuzluğu mu var, ne var, bu işin belki artık biraz da bu yönleriyle araştırılması lazım. Taraftarsız bir belediye takımını Portekiz milli takımıyla bile yenemiyorsanız,...