Başarısızlığı, gövdeli kelimelerle adeta başarı gibi satmaya çalışan, enteresan bir başkanımız var. Beşiktaş Dergisi Nisan ayı sayısındaki durum değerlendirmesinde Başkan yine döktürmüş. “Daha önce dile getirdiğim, ‘Beşiktaş bayrağının dalgalandığı her yerde zirvede olmalıyız’ sözünü bir kez daha sizlere hatırlatmak istiyorum. Türk...
“Önümüze gelene yenilelim, hiç dert değil, takımımızda bir sürü ünlü var, ben ona bakıyorum” diyen var mı içimizde? Böyle bir soruya “Ben!” diyen varsa, çok açık söyleyeyim, gitsin Real’i Barcelona’yı tutsun. Her tarafları star, hiç olmazsa başlarında da adam gibi bir teknik direktör var, bizim yenildiğimiz kadar da yeniyorlar. Beşiktaş önümüzdeki...
Yenebilirdik’e çok takılmamak lazım. İlk Porto maçını ve dün gecenin ilk yarısını düşününce, sonuç için tek şey söylenebilir, fantastik. Sahanın her köşesinde ayrı hataya imza attığımız bir ilk yarıyı Hakan taçlandırıp, penaltıyı da görünce kalemizde, ikinci yarı işlerin daha kötüye gitmemesi için bir sebep kalmadı. Bizi kurtaran ikinci...
Öyle bir ikinci devre oynadık, öyle bir 90+4 gördük ki, aldığımız galibiyet samimi durmuyor. Üç puanın içini dolduramadık. Zayıf kaldık. Sevinelim yine de diyoruz, sevineceklerimiz şunlar: 1) Tarihi boyunca ikinci ligde oynamış, sadece 6 yıldır Süper Lig’de olan bir takımı, İnönü’de beş yıl sonra yenebilmiş olmak (!) 2) Üst üste 4 maçlık yenilgi...
Beşiktaş kötü kan kaybediyor. Q grubu Rh 7 kana ihtiyaç var gibi. Ama bu saatten sonra o bile yetecek mi belli değil. Tek bildiğimiz, işler çok kötü gidiyor. Schuster sıcakkanlılığıyla taraftardan farksız. Schuster maçı izlerkenki heyecanıyla da taraftardan farksız. Hele gol sevinçlerinde Schuster taraftardan iyice farksız. Schuster’in taraftar gibi olamadığı...
Guti’yle Quaresma gidip de iş geçen seneki kadroya kalınca, geçen seneki Beşiktaş’ı izledik 90 dakika. Sonuç da buna uygun şekilde hüsran oldu. Beşiktaş antin kuntin Avrupa Kupası maçlarıyla gözümüzü boyuyor gibi. Tabelaya bakınca gerçek bambaşka: Yaptığı maçların neredeyse yarısında mağlup olmuş bir takım Beşiktaş. Berbat bir başarı tablosu....
80’leri hatırlatan bir son 20 dakika sonrası Almanya’ya sadece 3-0 yenildiğimize mutlu olarak Berlin’den dönüyoruz. Almanya da bir o kadar ‘mesut’ olmalı. Kolejde sınıfımıza son sene dahil olmuş bir arkadaş vardı. Bir gün İngilizce dersinde öğretmenimiz “Kâğıtlarınızı çıkarın, bu yıl İngilizceniz ne kadar kazandı bana bunu yazın” dedi....
Rapid’i Beşiktaş sarhoş etti de, hakemler ne içmişti, maç boyu anlayamadık. İşimizi bitirdik, onlara ayılsınlar diye Türk kahvelerini söyledik, biz bir de şampanya patlattık çıktık. Hesap da bize hesapta 3 atacak Teknik Direktör Peter Pacult’a kaldı. İşler iyi gidince hakeme bile kızılmıyor. Eğlendik desek yeridir. Hakemler ille derslik hareketlerinde...